Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý gibi yapýlarýn laðvedilmesi ve inanç sahasýnýn devletin müdahalesinden arýndýrýlarak özerkleþtirilmesi taleplerinin yer aldýðý sonuç bildirgesiyle son buldu.
2010-02-07 - 16:55
Mezopotamya 1. Ýnanç Çalýþtayý, cem evlerinin yasal güvenceye kavuþturulmasý, Alevilere yönelik yok sayma politikalarýnýn terk edilmesi, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý gibi yapýlarýn laðvedilmesi ve inanç sahasýnýn devletin müdahalesinden arýndýrýlarak özerkleþtirilmesi taleplerinin yer aldýðý sonuç bildirgesiyle son buldu.
DTK Ýnanç Komisyonu'nun "Dinler ve medeniyetler beþiði" olarak anýlan Mardin'de düzenlediði "Mezopotamya 1. Ýnanç Çalýþtayý" sonuç bildirgesinin açýklanmasýyla sona erdi. Ýki gün süren çalýþtayýn sonuç bildirgesini DTK Eþbaþkaný Yüksel Genç okudu. Bildirgede, iktidara bulaþmayan, iktidarlaþmayan inançlarýn demokrasi, özgürlük ve barýþýn güvencesi olduðu belirtildi. Çalýþtaya Alevi, Suni, Ezidi, Asurî-Süryani, Ermeni, Rum, Arap, Mýhellemi gibi farklý inanç ve kültür temsilcilerinin bir araya geldiðinin belirtildiði bildirgede, inançlarýn ancak mensuplarý tarafýndan anlamlý bir þekilde tanýmlanabileceði, devlet ve diðer inançlar eliyle tanýmlama çabalarýnýn kabul edilemez olduðuna vurgu yapýldý.
Mezopotamya ve Anadolu tarihinin bir gerçeklik olarak bu güne kadar farklý inançlarýn ortaya çýktýðý, geliþtiði ve yaþadýðý bir coðrafya olduðuna vurgu yapýlan bildirgede, þunlar kaydedildi: "Çalýþtayýn yapýldýðý Mardin þehri de bu açýdan örnek bir anlam ifade etmektedir. Devlet ya da toplumun diðer kesimleri tarafýndan uðradýðý baský, dýþlama, inkar ve ayrýmcý uygulamalara raðmen varlýðýný devam ettiren inançlara yönelik, geçmiþte yaþanan acýlarýn tekrarlanmamasý için yeni bir toplum sözleþmesi ve hukuk inþasýna ihtiyaç vardýr. Türkiye'de ki devlet merkezli tek tipleþtirici Laiklik anlayýþý, din- toplum ve devlet arasýnda iliþkilerin yeniden saðlýklý bir zemine kavuþturulmasýnýn önündeki en büyük engeldir."
Ýnsanlýðýn ortak özlemleri olan adalet, özgürlük ve barýþ gibi deðerleri savunuyor olmalarýna raðmen din ve inançlarýn iktidar araçlarý haline getirilerek yüz yýllar boyunca savaþ ve çatýþmalarýn derinleþmesine hizmet etmiþ olmasý sorunun siyasal boyutunu ortaya koyduðuna dikkat çekilen bildirgede, bu açýdan çalýþtay bileþenlerinin siyaset kurumuna yönelik çaðrý ve beklentisini net biçimde tanýmladýðý belirtildi.
Toplumdaki farklý inanca dayalý aidiyetlerin, ýrkçý ve iktidar merkezli çatýþma politikalarýn eliyle bir birine düþman hale gelmesinin saðlandýðý, önyargý ve korkularýn körüklendiðinin kaydedildiði bildirgede, bütün inanç gruplarýnýn kendisi ve tarihi ile yüzleþmesi, yaþananlarýn herkesin ortak acýsý olduðunun görülmesi, özgür yaþam koþullarýnýn ortaya çýkarýlmasýnýn vazgeçilemez öneme sahip olduðunun altý çizildi. 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile pekiþtirilmek istenen "Türk-Ýslam sentezli" yaklaþým ile dini hayatý kontrol çabalarýnýn zorunlu din dersleri ve Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý aracýlýðý ile kurumsallaþtýrýldýðýna dikkat çekilen bildirgede, Ortadoðu'da kadim din ve inançlarýn birlikte yaþamasýnýn çoðulculuk olarak görülmesi, tek tipleþtirici, asimilasyoncu politikalara bütün inanç gruplarýnýn birlikte karþý çýkmasý çaðrýsý yapýldý.
Çalýþtayda ortaya çýkan buluþmanýn kalýcý kýlýnmasýnýn ihtiyaç olarak görüldüðünün dile getirildiði bildirgede, bunun içinde çalýþtayýn kendisini "Mezopotamya Ýnanç Platformu Giriþimi" olarak devam ettireceði kaydedildi. Farklý inanç mensuplarýnýn, bir arada yaþama yönelik umutlarýnýn artýrýlmasý için atmasý gereken adýmlarýn bulunduðuna iþaret edilen bildirgede, þunlar dile getirildi: "Yýkýlmaya yüz tutan inanç merkezlerinin birlikte onarýlmasý, yaþayan inançlarýn birbirlerini tanýmasý için eðitsel ve kültürel çalýþmalarýn yapýlmasý, inançlarýn kutsal günlerinin birlikte kutlanmasý bu yönde atýlan anlamlý adýmlar olacaktýr. Yine dilimize yerleþen farklý din, inanç ve kültürlere yönelik ayrýmcý ve aþaðýlayýcý yaklaþýmlarýn ayýklanmasý için ortak bir literatür çalýþmasý baþlatýlmalýdýr."
Mardin'de bulunan Artuklu Üniversitesi'nin adýnýn Mezopotamya Üniversitesi olarak deðiþtirilmesi, ortak tarih ve kültürel mirasa vurgu anlamýna geleceðinin belirtildiði bildirgede, çan ve ezan sesinin birlikteliðinin ortak gelecek için kaygý deðil güven artýrýcý bir giriþim olacaðý ifade edildi. Bildirgede yer alan diðer talepler ise þöyle: "Cem evlerinin varlýðý yasal güvenceye kavuþturulmalý. Alevilere yönelik yok sayma politikalarý acilen terk edilmeli. Türkiye'de laikliðin çarpýk bir anlayýþla uygulandýðýna dikkat çeken çalýþtayýmýz, bu uygulamalarýn Alevilik, Þafilik, Baþörtüsü gibi meselelerde ciddi hak ihlallerine neden olduðunun altýný çizmiþtir. Yine bu yaklaþýmlardan kaynaklý Türkiye'de yaþayan farklý inançlar, inançsýzlar ve kurumlarýnda baský altýnda olduðuna vurgu yapmýþtýr. Bu baðlamda laik devlet kavramý ile çeliþen Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý gibi yapýlar laðvedilmelidir. Ýnanç sahasý devletin müdahalesinden arýndýrýlarak özerkleþtirilmelidir."
Mezopotamya 1. Ýnanç Çalýþtayý'nda ayrýca Nusaybin Belediyesi ile birlikte "Nusaybin'in Mezopotamya Tarihindeki Yeri" konulu bir konferansýn Mart ayý sonunda yapýlmasý kararý alýndý. Bildirgenin okunmasýnýn ardýndan katkýlarýndan dolayý tutuklu bulunan DTK Eþbaþkaný Hatip Dicle ile Sur Belediye Baþkaný Abdullah Demirbaþ'a teþekkür edildi.
Bu Haber 96 Defa Okundu
|