Diyarbakýr ve Güneydoðunun internet sitesi - diyarbakir haberleri , diyarbakir spor , güneydogu haber
    11 Eylül 2010 Cumartesi
Balyoz Eylem Planý'nda Tüyler Ürperten Ayrýntýlar
Anasayfaya Dön Tüm Siyaset Haberleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Taraf gazetesinin 20 Ocak tarihli yayýnýnýn ardýndan haberlere konu olan “Balyoz Darbe Planý” tüyler ürperten ayrýntýlarý.
2010-01-23 - 15:30

Milli Güvenlik Konseyi derki;

Türk Silahlý Kuvvetleri mevcut Anayasal sistemin ve Ýç Hizmet Kanunu'nun kendisine verdiði Türkiye Cumhuriyet'ini koruma ve kollama görevini yerine getirerek (… tarihinde) laik cumhuriyetin kazanýmlarýný korunmasý amacýyla devlet yönetimini devralmýþ bulunmaktadýr. Bu tarihten itibaren yasama ve yürütme görev ve yetkisi, Milli güvenlik Konseyi tarafýndan Türk Milleti adýna kullanýlmýþtýr

ÝÞTE BALYOZ HÜKÜMETÝ
2002-2003 yýllarýnda dönemin Birinci Ordu Komutaný Orgeneral Çetin Doðan önderliðinde yapýlan Balyoz Harekât Planý, AKP hükümetinin devrilmesini hedefliyordu. Bu darbenin ardýndan bir Milli Mutabakat Hükümeti kurulacaktý. Baþbakanlýða ise TOBB Baþkaný Rýfat Hisarcýklýoðlu getirilecekti

Ýlk olarak, AKP hükümetinin iþbaþýna gelmesinden hemen sonra Aralýk 2002'de kaleme alman ve dönemin Birinci Ordu Komutaný Orgeneral Çetin Doðan'ýn imzasýný taþýyan Balyoz Güvenlik Harekât Planý, tam teþekküllü bir darbe hedefiyle hazýrlanmýþtý.

Bu planýn, dönemin Birinci Ordu Harekât Baþkaný Kurmay Albay Süha Tanyeri'nin görev yerinde kullandýðý bilgisayardan kaydedilmiþ elektronik kopyasý Tarafm elinde ve bir örneði de, dün sabah itibariyle Ýstanbul Cumhuriyet Baþsavcý Vekili Turan Çolakkadý'ya teslim edilmiþ durumda.

5-7 Mart 2003'te Selimiye Kýþlasý'nda düzenlenen bir seminerde de ele alýnan bu planýn, Genelkurmay Baþkanlýðý'mn dün iddia ettiði gibi sadece "savaþ hali, savaþý gerektirecek bir durumun baþgöstermesi halinde uygulanan sýkýyönetim konularý" üzerinde durmadýðýný, aksine, AKP hükümetini devirmek için elveriþli ortam yaratmaya ve daha sonra yönetimi devralmaya dönük bir müdahale planý olduðunu, 21 Ocak 2010 tarihli gazetemizdeki geniþ özette okudunuz. (Balyoz Güvenlik Harekât Planý'nm içeriði halen Taraf'ýn internet sitesinde de mevcut.)

Bugün ise Balyoz Planý'nýn eklerindeki "J" kodlu belgeyi yayýmlýyoruz.

Balyoz'un bir "savaþ oyunu" olmadýðým ve ordu içinde bir grubun AKP hükümetinin devrilmesi ardýndan neler yapýlacaðým en ince ayrýntýsýna kadar planladýðým gösteren bu belge "Çok Gizli" damgasýný ve "Milli Mutabakat Hükümeti Programý" baþlýðým taþýyor.

Belgenin Tarafm elindeki CD kopyasýnýn elektronik anteti, Milli Mutabakat Hükümet Programý'mn da, yine Süha Tanyeri'nin o dönemdeki karargâhtaki bilgisayarýna kaydedüdiðini kanýtlýyor.

Planda öngörülen Milli Mutabakat Hükümeti, Genelkurmay'ýn dünkü açýklamasýnda sahip çýktýðý 5-7 Mart 2003 tarihli seminerde, bizzat Orgeneral Çetin Doðan tarafýndan telaffuz edilmiþti. Doðan'ýn ses kaydý Tarafta mevcut olan cümleleri þöyle:

"Ben onu söyleyeceðim þeyde Genelkurmay Baþkaný'na, Kuvvet Komutam'na diyeceðim M," siz Meclis'i ve hükümeti uyarýcý, bu gidiþe dur deyici bir ültimatom verin gerekirse. Gerekirse çaðýrýn *bu iþin sonu boktur, iþte sonunuz böyledir.' Bu konuda gerekli tertip ve tedbirleri alýn. Evvela ulusal birüðimizin, evvela inandýrýcý bir milli mutabakat, buraya öyle yazmýþým. Milli Mutabakat Hükümeti Kurulmasý sureti ile halkýn tasvip edeceði tarafsýz, baðýmsýz daha tek... edeceði bu kadar gaile içinde ülkeyi daha soma bütün bu gailelerden soma seçime götürecek bir hükümetin kurulmasý en önemli birinci..."

Darbenin Baþbakaný Hisarcýklýoðlu
Balyoz Harekâtý akim kalmayýp Abdullah Gül'ün baþbakanlýðýndaki 58'inci hükümeti devirme amacýna ulaþsaydý, yerine kurdurulacak olan hükümetin baþýna TOBB Baþkaný Rýfat Hisarcýklýoðlu geçirilecekti. En azýndan Orgeneral Doðan ve o dönemde kurmay albay olan Süha Tanyeri'nin hayalinden geçen "Baþbakan"m Rýfat Hisarcýklýoðlu olduðu anlaþýlýyor.

"Milli Mutabakat Hükümeti Programý" baþlýklý belgenin ýý'inci sayfasýndaki "Tavsiye Edilen Bakanlar Kurulu" listesinde, Hikmet Çetin, Koksal Toptan, Iþýn Çelebi, Ýsmet Sezgin gibi deneyimli siyasetçilerin yaný sýra bugünün Ergenekon sanýklarý Kemal Alemdaroðlu ile Kemal Gürüz gibi "siyasetçi" olmayan isimler de var. Yine Ergenekon sanýklarýndan Emekli Orgeneral Kemal Yavuz da listede...

Bülent Ecevit baþbakanlýðýnda, 28 Mayýs 1999 ile 18 Kasým 2002 arasýnda görev yapan DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetine üye olan Hüsamettin Özkan, Ýsmail Cem, Ýstemihan Talay, Rüþtü Kâzým Yücelen gibi bakanlar da yine "darbe" kabinesi için öngörülmüþ.

Kabinede sadece iki kadýn var: Türkân Saylan ve Nur Serter.

Genrallerin istediði bakanlar
Balyoz Darbe Planý'ný hazýrlayanlarýn Ankara'da iþbaþýna getirmek istediði bakanlar kurulunun tam listesi þöyle:

Rýfat Hisarcýklýoðlu (Baþbakan)
Hikmet Çetin (Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý)
Yýldýrým Aktuna (Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý)
Necmettin Karaduman (Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý)
Süheyl Batum (Devlet Bakaný)
Mehmet Moðultay (Devlet Bakaný)
Mehmet Nuri Yýlmaz (Devlet Bakaný)
Türkan Saylan (Devlet Bakaný)
Mehmet Seyfi Oktay (Adalet Bakaný)
Kemal Yavuz (Milli Savunma Bakaný)
Ýsmet Sezgin (Ýçiþleri Bakaný)
Ýsmail Cem (Dýþiþleri Bakaný)
Zekeriya Temizel (Maliye Bakaný)
Kemal Gürüz (Milli Eðitim Bakaný)
Ömer Ýzi (Bayýrdýrlýk ve Ýskan Bakaný)
Kemal Alemdaroðlu (Saðlýk Bakaný
Iþýn Çelebi (Ulaþtýrma Bakaný)
Köksal Toptan (Tarým ve Köy Ýþleri Bakaný)
Bayram Meral (Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný)
Hüsamettin Özkan (Sanayi ve Ticaret Bakaný)
Rüþtü Kazým Yücelen (Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakaný
Ýstemihan Talay (Kültür Bakaný)
Eyüp Aþýk (Turizm Bakaný)
Hikmet Uluðbay (Orman Bakaný)
Nur Serter (Çevre Bakaný)

Koruma ve kollama yaptýk
"Balyoz" hükümetinin programý ise bu kabineye býrakýlmayacak, darbeyi gerçekleþtiren askerlerce yazýlacaktý. Nitekim Balyoz Harekât Planý'nýn Süha Tanyeri'nin bilgisayarýndan çýkma EK-J belgesi, ordu içindeki bir grubun öngördüðü "Milli Mutabakat Hükümeti Programýnýn tamamým kapsýyor.

Planýn "Giriþ" bölümünde darbenin gerçekleþtirildiði hatýrlatýlarak, bu müdahalenin dayanaðý þöyle aktarýlýyor:

"Türk Silahlý Kuvvetleri mevcut anayasal sistemin ve Ýç Hizmet Kanunu'nun kendisine verdiði Türkiye Cumhuriyeti'ni koruma ve kollama görevim yerine getirerek (... tarihinde) Laik Cumhuriyetin kazanýmlanmn korunmasý amacýyla Devlet yönetimim devralmýþ bulunmaktadýr. Bu tarihten itibaren yasama ve yürütme görev ve yetkisi, Milli Güvenlik Konseyi tarafýndan Türk Milleti adýna kullanýlmýþtýr."

Milli Güvenlik Konseyi der ki... Ardýndan "neden darbe yapýldý" sorusunun cevabý veriliyor; üstelik de Milli Güvenlik Konseyi'nin bu konuda söylemesi planlanmýþ olan cümleler týrnak içinde alýntýlanarak. Ýþte o bölüm: "Büyük Atatürk'ün bize emanet ettiði, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son yýllarda, dýþ ve iç düþmanlarýnýn tertip ve tahrikleriyle haince saldýrýlara uðramýþ, milli birlik ve bütünlüðümüz tehlikeye düþürülmüþtür. Bu durum karþýsýnda giriþilen harekatýn amacý, Milli Güvenlik Konseyi'nce; 'Ülke bütünlüðünü korumak, milli birlik ve beraberliði saðlamak, muhtemel bir iç savaþý ve kardeþ kavgasýný önlemek, Devlet otoritesini ve varlýðýný yemden tesis etmek ve demokratik düzenin iþlemesine mam olan sebepleri ortadan kaldýrmak' olarak belirtilmiþtir. 2003 TürMye'sinin artýk herkes tarafýndan kabul edilen iki meselesi, Atatürk ilke ve inküaplanmn yemden hayata geçirilmesi il e ekonomik durumun düzeltilmesidir."

Türban simgeye dönüþmesin
Balyoz'un Hükümet Programý'mn neyi "umacý" olarak gördüðü de daha en baþýndan belli. Giriþ bölümü þu cümlelerle bitiyor:

"Yönetimimiz, Atatürk'ün önderliðinde kurulan laik, demokratik, hukuka baðlý Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, dýþarýdan ve içeriden gelebüecek her türlü tehlikeye karþý korumakta, Atatürk ilke ve inkýlaplarýný her alanda pekiþtirmekte, din ve vicdan hürriyetinin de teminatý olan laiklik ilkesinin gereði olarak kutsal din duygularýnýn devlet iþlerine karýþtýrýlmasýný, siyasal amaçlarla ve çýkar hesaplarý üe istismarým önlemekte kesin kararlýdýr.

Kadýnlarýmýzýn kamusal alanlarda ve kamu kurumlarýnda, turbam cumhuriyetin temel ilkelerini hedef alan bir siyasal simgeye dönüþtürmesine karþý Atatürk ilke ve devrimleri doðrultusunda her türlü önlem alýnacaktýr."

Yargýya yeni düzenleme
Balyoz Hükümeti'nin programýnýn izleyen paragraflarýnda, "Adalet ve Asayiþ Ýþleri" baþlýklý bölümde, yargý ve güvenlik alanýnda yapýlacaklar anlatýlýyor:

"Çaðýn þartlarýna uygun olarak, yargý baðýmsýzlýðý ve yargýçlýk güvencesi ilkelerinin fiilen hayata geçirilebilmesi için, Hâkimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu'nun baðýmsýz olarak yetkilerini kullanmasýný ve görevlerim yerine getirmesini saðlayacak bir düzenleme yapýlacaktýr. Bu hedefin gerçekleþtirilmesi maksadýyla, Kurul'da görev alan yargýçlarýn her türlü etkilerden uzak kalarak, yalnýzca Anayasa, yasalara ve vicdani kanaatlerine göre karar vermelerine olanak saðlayacak tedbirler alýnacaktýr. Yargý baðýmsýzlýðýný tam olarak saðlamak üzere gerekli tüm yasal düzenlemeler, yönetimimiz döneminde gerçekleþtirilecektir. Uygulamadaki yasalar gözden geçirilerek, günün þartlarýna cevap vermeyen hükümler kaldýrýlacak, deðiþmesi gerekenler deðiþtirilecektir.

Mevcut yargý sistemindeki týkanýklýklar giderilecek, davalarýn hýzlý ve etkin sonuçlandýrýlmasý saðlanacak, yargý teþkilatý yeniden yapýlandýrýlacak, yargý sisteminin modern araç ve gereçler ile takviyesi ve bilgisayar kullanýmýnýn yaygýnlaþtýrýlmasýna yönelik çalýþmalar hýzlandýrýlacaktýr. Tutukevleri ile Ceza infaz kurumlarýnýn kuruluþ ve idaresi yeniden düzenlenecek, güvenlik ve disiplinin tam olarak saðlanmasý amacýyla buralarýn iç ve dýþ yönetim ve güvenliði Jandarma Genel Komutanlýðý tarafýndan saðlanacak, hükümlülerin topluma yeniden kazandýrýlmasýna önem verilecektir.

Ülkede asayiþ ve güvenliðin daha kýsa sürede ve etkin olarak saðlanmasý, istihbarat, kaçakçýlýk ve organize suçlarla mücadelede daha etkin olunmasý, uyuþturucu madde kaçakçýlýðý ile etkin mücadele edilebilmesi, trafik hizmetlerinin daha iyi sunulabilmesi ve kazalarýn azaltýlmasý maksadýyla kolluk güçlerinin koordinasyonunu saðlayacak yeni bir yapý oluþturulacaktýr."

Daha etkin koruculuk sistemi
Darbe sonrasý "Milli Mutabakat Hükümeti"nin Kürt meselesine bakýþý siyasi ve etnik ayrýmcýlýk temelindeki sorundan tamamen bihaber bir dille ifadesini bulmuþ:

"Güneydoðu Anadolu bölgesinin sorunlarý coðrafi, sosyal ekonomik nedenlerden, bölgenin feodal yapýsýndan ve dýþ tertip ve tahriklerden kaynaklanmaktadýr."

Akabinde konu Güneydoðu'daki "güvenlik" sorununa getirilerek, "Bölücü teröre karþý mücadelenin etkili biçimde sürdürülmesine kararlý þekilde devam edilecektir" dendikten sonra ekonomik önlemlere deðiniliyor:

"Bu yaklaþýmýn sonucu olarak, bölgedeki ciddi boyutlu güvenlik sorunu, sosyal ve ekonomik çözümlerle ve uluslararasý iliþkilerle birarada ve bütünlük içinde deðerlendirilecektir. Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nin kalkýnma projeleri kapsamýnda tarým ve hayvancýlýðýn yeniden geliþtirilmesine yönelik projeler uygulamaya konulacaktýr."

Bu noktada, Orgeneral Doðan ve arkadaþlarýnýn Balyoz Hükümeti için uygun gördüðü "Güneydoðu siyaseti" koruculuk sisteminin kuvvetlendirilmesi üzerinden ifadesini buluyor:

"Bölgede her türlü kalkýnmanýn ve geliþmenin temeli asayiþ ve güvenliðin tam olarak saðlanmasýna baðü olduðundan, gerekli olan her türlü önlemin alýnmasýndan ve uygulanmasýndan asla taviz verilmeyecektir. Bu kapsamda koruculuk müessesesi daha etkin hale getirilecek ve baskýcý feodal yapýnýn daðýtýlmasý için gerekli çalýþmalara hýz verilecektir. Bölgede hýzla yayýlan irticai ve bölücü unsurlarýn faaliyetlerinin önlenmesi için her türlü tedbir alýnacaktýr."

Terörle mücadele üst kurumu
Programýn "Terörle Mücadele ve Ýç Güvenlik" baþlýklý bölümün ilk paragraflarý aynen þöyle:

"Uzun yýllardýr ülkemizin güvenliðini, ekonomisini, iç politikasýný, dýþ politikasýný olumsuz etkilemekte olan terör, ülkenin kaynaklarýný tüketmekte ve ülkenin gücüne ve hareket kabiliyetine sekte vurmaktadýr. Çok yaygýn olmamakla beraber terör tedirginliði ve kuþkusu devam ettiði sürece ülkenin geliþmesi, ekonomik kalkýnmanýn saðlanabilmesi için gerekli bazý adýmlar atýlamamaktadýr.

Bu nedenle mevcut yasalarla güvenliðin ve asayiþin istenilen seviyede saðlanamamasý durumunda her türlü tedbirin alýnmasýndan çekinilmeyecektir.

Terörle mücadelenin daha etkin yapýlmasý amacýyla kolluk güçlerinin tek elden yönlendirilmesini saðlayacak bir üst kurum oluþturulacaktýr.

Terörün dýþ kaynaklarý üzerine gidilecek, teröre destek veren ülkelerle olan politikalar deðerlendirilecek, terörün dýþ desteði gerek ülke bazýnda gerek örgüt bazýnda önlenmeye çalýþýlacaktýr. Bu kapsamda uluslararasý giriþimler yapýlacaktýr."

Silaha daha çok para
Daha sonra, silahlanma ve askeri konut harcamalarýnýn artýrýlmasýný öngören bölüm geliyor:

"Vatanýn ve ulusun bekasý üe doðrudan ilgisi nedeni ile Süahlý Kuvvetlerle ilgili yatýrým ve harcamalar ihtiyaçlar ve çaðýn gerekleri doðrultusunda artýrýlacaktýr. Silahlý Kuvvetlerin modernizasyonu gayretlerine hýz verilecektir. Silahlý Kuvvetlerimizin iç ve dýþ tehditleri caydýrmada NATO ve BAB bünyesindeki faaliyetleri ulusal çýkarlarýmýzla paralel olarak sürdürülecektir. Süahh Kuvvetler mensuplarýnýn üstün bir moralle hizmetlerinin devamým saðlamak için gerekli her türlü önlem alýnacaktýr. Ayrýca, Güvenlik Kuvvetleri mensuplarýnýn mesken sorunlarýnýn çözümlenmesi için konut yaptýrýlmasý ve satýn alýnmasý bir program dahilinde gerçekleþtirecektir."

On bir yýllýk temel eðitim
Program, "Eðitim ve Öðretim" baþlýðý altýnda zorunlu öðrenim süresinin on bir yýla çýkarýlmasýný öngörüyor:

"Ulusal eðitimin tüm kademelerinde, Atatürk ilke ve inkýlaplarýný özümsemiþ, bilimsel düþünceye yatkýn, bilgi çaðýnýn gereklerini yerine getirebilecek donanýma sahip insanlar yetiþtirmek asýl hedefimizdir.

Zorunlu ve kesintisiz temel eðitimin öncelikle ýý yýla çýkarýlmasý için gerekli çalýþmalar yapýlacaktýr.

Tüm kademedeki okullar, bir plan çerçevesinde çaðdaþ eðitim araçlarý ile donatýlacak, bilgisayar destekli eðitime hýz verilecektir."

Biri okullarý gözetleyecek
Ayný bölümün devamýnda, "Her seviyedeki özel eðitim ve öðretim kurumlarý Milli Eðitim Bakanlýðý'na devredilecektir. Bu kurumlarda yýkýcý, bölücü ve irticai faaliyetlerde bulunan sahip, yönetici ve çalýþanlar hakkýnda Atatürk ilke ve devrimleri çerçevesinde gerekli yasal tedbirler alýnacaktýr" deniyor.

Özel üniversite kalmayacak
Ve özel üniversitelere son verileceði duyuruluyor:
"özel yükseköðretim kurumlan çaðdaþ etkin ve nitelikli hale getirmek için devletieþtirilecektir. Eðitimin her kademesinde yurt olanaklarýnýn artýrýlmasýna özen gösterilecektir."

Ekonomide 1922'ye dönüþ
Programýn, "Ekonomik Politikalar" baþlýklý bölümü Balyoz Darbesi'nin küreselleþmiþ piyasa ekonomisine mesafeli, devletçi, ulusalcý bir çizgide iktisadi kararlar alacaðýnýn habercisi. Bu bölümün giriþinde söz Mustafa Kemal'e býrakýlýyor:

"Ebedi Þefimiz Atatürk'ün çizdiði yolda devlet kuruculuðu sorumluluðunu taþýyarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Anayasa'da belirtilmiþ düzenini her ne pahasýna olursa olsun korumak ve kollamak en birinci vazifemizdir. Büyük Atatürk, ý Mart 1922'de yaptýðý Meclis açýlýþ konuþmasýnda þöyle diyordu:

'Her þeyden önce milli amacýmýz olan baðýmsýzlýðýmýzý saðlamaya ulaþmaktan baþka bir þey düþünemeyiz. Bu nedenle de bizce önemli olan mali gücümüzün, bu sonucu saðlamaya yeterli olup olmayacaðýdýr'. Atatürk, devletin tam baðýmsýz olabilmesi için ekonomik baðýmsýzlýðýn þart olduðunu vurgulamýþ ve kapitülasyonlarý kaldýrmýþtýr. 1923'te Ýzmir'de Ýktisat Kongresi'ni düzenleyerek, kongrede, 'ulusal baðýmsýzlýk ilkesi'nden kesinlikle taviz verilmeyeceði ve bu ilke içinde kalkýnmanýn gerçekleþtirileceði kararlaþtýrýlmýþtýr."

Avrupa Birliði eþittir Sevr
Darbe hükümetinin "Sevr sendromundan" mustarip ekonomik programýnda, devletçi ekonomi politikalar sayesinde "ülkenin bir zamanlar uçak satacak duruma geldiði" büyük bir ciddiyetle anlatýlýyor ve Avrupa Birliði'ne olumsuz bakýþ gizlenmiyor:

"Cumhuriyetin kuruluþ yýllarýnda kalkýnmada uygulanan ulusal model üe çeþitli sahalarda büyük basanlar elde edilmiþtir. Bu dönemde uygulanan model üe ülkemiz Belçika'ya uçak ihraç edecek seviyeye ulaþmýþtýr. Ancak 1945 yýlýndan soma ülkemiz tekrar siyasi, kültürel, ekonomik yönlerden kuþatma altina alýnmýþ; Batýlý devletler, Atatürk döneminde hayata geçiremedikleri SEVR projesini AB, IMF ve Dünya Bankasý yoluyla uygulamaya baþlamýþlardýr."

Para Fonu'na 'hayýr'
Darbe hükümetinin ekonomi programý bu minval üzere devam ediyor. Ýzleyen bölümü, ara baþlýklar eklemek dýþýnda müdahale etmeksizin aynen aktarýyoruz:

"Bir taraftan uluslararasý þirketler IMF ve Dünya Bankasý yoluyla devletimizin bütçesine yön vererek ülkemizi kýskaca almaya çalýþmakta, diðer taraftan da özeUeþtirmeler, Kirlerin satýþý, Uluslararasý Tahkim, AB Ye uyum yasalarý ve tahdit kanunlan Ue ulusal kaynaklarýmýz yabancýlara peþkeþ çekilmektedir.

Ekonomik baðýmsýzlýk, devletlerin baðýmsýzlýðýnda gün geçtikçe daha belirleyici hal almaktadýr. Ülkeler, borçlandýrma yöntemiyle borç veren güçlerin egemenliðine girmekte, ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel tavizler borçlandýrma yöntemiyle kolayca koparýlmakta, kýsaca yeni bir silahsýz savaþ dönemi yaþanmaktadýr.

Ekonomik anlamda sýnýrlarýn önemini yitirdiði günümüzde; küresel dünyaya hakim olan güçler, "ulus-devlet anlayýþýnýn gereksiz olduðu" fikrini empoze etmektedirler. Unutmayalým ki ulus-devlet fikrini yitiren halklar, iç ve dýþ her türlü tehdide açýktýr ve çaresizdir. AB, IMF ve Dünya Bankasý'nýn baskýlanyla çýkartýlan kanunlar, çok aðýr þartlara baðlanmýþ borçlar, mali yardým adý altýndaki siyasi tavizler ulusal baðýmsýzlýðýmýzý ortadan kaldýrmaktýr.

Darbeci ekip Türkiye'nin kalbine Balyoz indirdikten sonra kurduracaðý yeni hükümetin programýný da yazdý. Ulusalcý ve devletçi bir bakýþ taþýyan bu programda Cumhuriyetin ilk yýllarýna özlem, topluma ve dünyaya tepki vardý

Doðal seleksiyon'un hâkim olduðu, yani güçlünün zayýfý yok ettiði serbest piyasa sisteminde, halk fakirliðe ve yokluða doðru itilmektedir. Gelinen noktada emperyalist bir sömürü aracýna dönen ekonomik sistemde halkýn refahý ve ülkenin kalkýnmasý yalnýzca sözde kalmaktadýr.

II. Dünya Savaþý'ndan sonra uygulamaya konulan dýþ yardým ve borçlanmaya dayalý kalkýnma politikalan, ülkemizin kalkýnma çabalanný boþa çýkartmýþtýr. Kalkýnma hamlelerini dýþ sermaye yatýrýmlarýna baðlayan siyasi irade, yabancý sermayenin gelmesi için istenilen her þarta boyun eðmiþ, yabancý yardýmlarý almak için ulusal haklardan vazgeçerek ülkeyi satma noktasýna getiren anlaþmalara evet demiþtir.

Günümüzde dýþarýdan alman kredilerin hepsi þartlara baðlýdýr. Küresel sermayenin, IMF kredileri karþýlýðýndaki istekleri sadece verdikleri paranýn geri iadesi olmamaktadýr. Dýþ kredilerin alýnmasýnda uluslararasý þirketlere verilen teþvik adý altýndaki imtiyazlar, yerli üreticiyi rekabet edemez duruma getirmiþtir.

Ekonomimiz, 1999 yýlýnda Cumhuriyet tarihinin en büyük küçülmesini yaþamýþtýr. 2000 yýlýnda IMF, vereceði borç paranm karþýlýðýnda 'Ek Niyet Mektubu' adý altýnda Türkiye'den SEVR'den daha aðýr þartlarýn yerine getirilmesini istemiþ, maalesef bu istekler 'Ek Niyet Mektubu' adý altýnda yerine getirilmiþtir. Devletin ekonomi kurumlan, 'yüksek faiz, iç borç, dýþ borç ve döviz baskýsý' altýna alýnarak etkisiz hale getirilmiþ, diðer taraftan uluslararasý þirketler kendilerine verilen imtiyazlarla ekonomiyi ele geçirmiþ durumdadýrlar. Bugün ülkemizde vergi gelirlerinin tamamý, iç ve dýþ borçlarýmýzýn faizlerini karþýlayamaz durumdadýr.

Borçlarýn karþýlanmasý için halktan devamlý yeni vergiler alýnmasýný tavsiye eden IMF yetkilileri, uluslararasý þirketlerin önündeki tüm engelleri kaldýrmayý amaçlamýþlardýr."

Þirketlere de 'hayýr'
"Son dönemde uluslararasý þirketler ve onun uzantýsý olan büyük sermaye gruplarý, üretimden ziyade 'parayla para kazanma' metodunu uygulamaktadýrlar. Günümüzde kapitalist sömürü yönterninin adý ve adresi uluslararasý þirketlerdir. Dünya ticaretinin % 6o'ý 500 büyük þirketin elindedir.

Ülkemizde uluslararasý bir þirketin ortak olmadýðý holding neredeyse yok gibidir. Bu þirketler, yalýnmlar için gerekli sermayenin çok küçük bir bölümünü kendi imkanlarý ile saðlarken, % 80-90 gibi önemli bir kýsmým ülkemiz kaynaklarýndan temin etmektedirler.

Ülke yönetimini elinde bulunduran hükümetler, maalesef ekonomi yönetimini IMF'ye devretmiþlerdir. Seçim vaatleri arasýnda yer alan 'IMF ile yola devam' sözleri, ülke yönetiminin yabancý güçlere býrakýldýðýnýn apaçýk delilidir.

IMF ve Dünya Bankasý ülkemize ekonomik programlar tavsiye etmektedir. Ancak tavsiye edilen programlarýn amacý, ekonomimizi istikrara kavuþturmak deðil, küresel sermaye gruplarýnýn ülkemizin pazar ve kaynaklarýný ele geçirmesidir."

Ve özelleþtirmeye de 'hayýr'
"1999 yýlýnda IMF, Türkiye'ye mali destekli yeni bir anlaþma yapýlabilmesi için Bankalar Yasasý, Sosyal Güvenlik Yasasý, Uluslararasý Tahkim, Özelleþtirme... gibi sözde reformlarýn yapýlmasý gerektiði bildirilmiþtir. Uygulamaya sokulan bu sözde reformlar ile halkýmýz hýzla yoksullaþýrken, uluslararasý þirketler ile onlann ortaklýðý olan holdingler büyük kârlar elde etmiþlerdir. Çýkanlan yasalarla devlet zarar eder hale getirilmiþ, kâr getiren KÝT'ler deðerinin çok altýnda satýlmak zorunda býrakýlmýþtýr.

Küresel ekonomi anlayýþýnda özelleþtirme konusu, yabancý sermayenin bir ülkeye girmesi için önemle istenilen bir þarttýr. Bu uðurda ülkemizde kâr getiren büyük KÝT'ler, deðerinin çok altýnda satýlmaya baþlanmýþtýr. Özelleþtirmeler sonucunda istihdam daralmaya baþlamýþ, yüz binlerce iþçi iþsiz kalmýþtýr. Ulusal menfaatleri gözetmeksizin, dýþarýdan gelen baskýlarla yapýlan özelleþtirmelerde, kurumlar adeta peþkeþ çekilmiþtir. Örneðin, Petrol Ofisi (POAÞ), 3 Mart 2000 tarihinde 1 milyar 260 milyon dolara satýlmýþtýr. Ancak ayný tesisin tekrar kurulabilmesi için 8 milyar dolar gerektiði yetkililer tarafýndan belirtilmiþtir.

Parayla para kazanmak amacýyla ülkeden ülkeye dolaþan para miktan, dünya ticaret hacminden neredeyse 20 kat daha büyük bir rakama ulaþmýþtýr. Bu kadar büyük miktann yýkýcý ve spekülatif etkileri ise herkesin malumudur."

Ekonomik savaþ devam ediyor
"Küresel sermaye gruplarýnýn yönetimindeki paralar uluslararasý kuruluþlarýn desteðiyle ülke ekonomilerine sokulmakta, daha sonra çýkartýlan yapay krizler bahane edilerek ülkeleri terk etmeleri saðlanmakta, bu þekilde hedeflenen ekonomilerin çökmesi saðlanmaktadýr. Kýsaca günümüzde sýcak savaþ yerini ekonomik savaþa býrakmýþ durumdadýr.

Küresel sermaye gruplarýnýn yönetimindeki paralarýn müdahale esnasýnda ülkemizden kaçmamasý için yapýlacak ilk iþ, para kaçýþým önleyici tedbirlerin alýnmasý, daha somada parayla para kazanmak amacýyla ülkemize para giriþinin yasaklanmasý olmalýdýr. Bu amaçla para hareketliliðin merkezi olan banka ve borsalarýn kontrol altýna alýnmasý önem arz etmektedir.

Devletimiz borç yükünü çevirmek için Hazine ihaleleri ile bankalara baþvurmak zorunda býrakýlmýþtýr. Devletin para basma yetkisini kullanmasý, IMF ve Dünya Bankasý yoluyla engellenmiþ, bu yetki haksýz bir þekilde bankalara ve parayla para kazanan küresel sermaye gruplarýna aktarýlmýþtýr.

Siyasi irade, piyasanýn ihtiyacý olan emisyonu Merkez Bankasý kanalýyla saðlayamadýðý için, ABD Merkez Bankasý para basarak ülkemizdeki bu açýðý gidermekte ve böylece yabancý para birimleri milli paramýzýn yerini almaktadýr. Para bulmanýn tek yolu olarak IMF ve ABD Merkez Bankasý'ný gören hükümet acziyet ve ihanet halindedir.

Kýsaca gelinen bu süreçte ülkemizin, iç ve dýþ borçlarý 250 milyar dolarý bulmuþ, yer altý ve yerüstü kaynaklan yabancýlara satýlmýþ, ülke yönetimi IMF, Dünya Bankasý ve AB'ye teslim edilmiþ, üretim nerdeyse sýfýrlanarak ülke ihtiyaçlarý karþýlanamaz hale gelmiþ, Sevr anlaþmasý maddeleri tek tek uygulanarak Kurtuluþ Savaþý öncesi duruma düþülmüþtür.

Ekonomik baðýmsýzlýðýn saðlanmasý ve ulus-devlet anlayýþýnýn muhafazasý, baðýmsýz bir devlet olmak için zorunluluktur. Aðýr tavizler altýnda ezilip yok olmaya mahkûm edilen ve haklan gasp edilen ulusumuzun haklarýný geri almak için müdahâle kaçýnýlmaz olmuþtur.

ELVEDA PÝYASA, ELVEDA DÜNYA
Darbeci subaylarla ayný ulusalcý-devletçi ideolojiyi paylaþan bir iktisatçýnýn kaleminden çýktýðý izlenimi veren yukandaki tahlillerin ardýndan, darbe hükümetinin alacaðý önlemler sýralanýyor:

»1 Banka genel müdürlüklerine nitelikli, uzman muvazzaf veya emekli askerî personel atanacaktýr. Askerî personele yardýma olmak üzere güvenilir üst düzey kamu grörevlfl eri yerleþtirilecektir.

»2 Ülke dýþýna para çýkýþýnýn engellenmesi ve spekülatif para harekeüerinin önüne geçümesi amacýyla bankacýlýk iþlemleri ikinci bir emre kadar geçici olarak durdurulacaktýr.

»3 Ýrticai örgütlerin faaliyetlerinde kullandýðý yýllýk 50 milyar dolar civarýndaki Ýslami sermaye kaynaðý tespit edilerek el konulacaktýr.

»4 Ýrticai örgütlere destek veren kiþilerin bankalardaki paralanna el konulacaktýr.

»5 Terör örgütlerine mensup kiþüerin bankalardaki paralanna el konulacaktýr.

»6 Yabancý þahýs ve þirketlerin bankalardaki paralarýnýn öncelikle yurt dýþýna çýkýþý engellenecek, aleyhte faaliyet gösteren yabancý uyruklu þahýs ve þirketlerin banka hesaplanna el konulacaktýr.

»7 Azýnlýklara ait bankalardaki paralann öncelikle yurt dýþýna çýkýsý engellenecek, azmaklara ait þirketlerin banka hesaplanna el konulacaktýr.

»8 Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý (ÝMKB) ve Altýn Borsasýna nitelikli, uzman muvazzaf veya emekli askerî personel atanacaktýr. Askerî personele yardýmcý olmak üzere güvenilir üst düzey kamu görevlileri yerleþtirilecektir.

»9 Ýstanbul Menkul Kýymetler Borsasý (ÝMKB) ve Alan Borsasý ikinci bir emre kadar geçici olarak iþleme kapatýlacaktýr.

»10 Ýrticai örgütlere ve terör örgütlerine üye ve/veya destek veren þirketlerin borsadaki hisselerine el konulacaktýr.

»11 Borsada iþlem yapan yabancýlarýn yurtdýþýna para kaçrrmalan önlenecek, borsada iþlem gören yabana ortaklý þirketlerin hisse senetlerine el konulacaktýr.

»12 Giderek güçlenen irticai sermaye kamu denetimleri yoluyla kontrol altýna alýnýp geliþimi önlenecektir.

»13 Faizsiz bankacýlýk adý altýnda faaliyet gösteren Ýslami
finans kýmýmlannýn kýýmlmasýna
izin veren yasalar iptal edilecek, bu kurumlarýn varlýklarý hazineye aktarýlacaktýr.

»14 Banka ve borsalardaki bireysel ve kurumsal hesaplar incelenecek, irticai unsurlara ait hesaplara el konulacaktýr.
»15 T.C. Merkez Bankasý'na ve Darphaneye nitelikli, uzman muvazzaf veya emekli askeri personel atanacaktýr. Askeri personele yardýma olmak üzere güvenilir üst düzey kamu görevlileri yerleþtirilecektir.

»16 Türk parasýný koruma kanunu gereðince döviz giriþ ve çýkýþlan kontrol altýna alýnacaktýr.

»17 Merkez Bankasý alan rezervleri güvence altýna alýnacaktýr.

»18 Ýç ve dýþ borçlarýn faizleri silinecek, anaparalannýn geri ödemesi ise milli mutabakat saðlanýncaya kadar ertelenecektir.

»19 Yurtiçi ve yurtdýþý borçlann ödenmesi ikinci bir emre kadar durdurulacak, müteakip safhada ödenmesi için para basýmý yoluna gidilecektir.

»20 IMF gibi gayrý milli uluslararasý kuruluþlarla yapýlan anlaþmalar feshedilerek tam ekonomik baðýmsýzlýk elde edilecektir.

»21 özeUeþtirme yoluyla deðerinin çok alanda fiyatlarla satýlan Kirlerin yönetimine el konulacak, en kýsa sürede devletieþtirilmeleri saðlanacaktýr.

»22 Stratejik öneme sahip iþletmeler devletleþtirilecektir.

»23 Lüzumu halinde, Cumhuriyet'in kuruluþ yýllarýnda olduðu gibi özel teþebbüsün imkanlarýna % 4o'a varan oranlarda, bedeli sonradan ödenmek üzere el konulacaktýr.

»24 Ýran, Arap ve Körfez ülkeleri ile ekonomik iliþkiler sonlandýnlacak, yapýlan anlaþmalar tekrar gözden geçirilecektir.

»25 Uluslararasý þirketlere tanýnan imtiyazlar kaldýrýlarak uluslararasý þirketlerin mal varlýklarýna el konulacaktýr.

»26 Uluslararasý þirketlerin ortak olduðu holdingler devletleþtirilecektir.

»27 Misyonerlik faaliyetlerinde kullanýlan AB fonlanna el konulacaktýr.

»28 Servet ve lüks tüketim mallanndan alýnan vergilerin yeterince artýnlmasýyla elde edilecek kaynaklarla bu güne kadar yapýlmayan yatinmlara süratle baþlanýlacaktýr.

»29 Lüks tüketim vergisi kapsamýnda özel lüks kara, hava, deniz araçlarýnýn (yat, tekne, kotra) vergileri arttinlacaktir.

»30 Ývedilikle nerden buldun yasasý çýkanlarak, yasa kapsamýnda servetin kaynaðýna iliþkin yeterli izahatta bulunamayanlarýn servetlerine el konulacaktýr.

»31 Tüm büyük þirket ve holdinglerin yönetim ve denetim kurullanna nitelikli, uzman muvazzaf veya emekli askeri personel atanacaktýr.

»32 Bütçe açýklanna neden olan sosyal güvenliðin ýslahý için, emeklilik yaþý erkeklerde 70' e, kadýnlarda 65'e çýkanlacaktýr."

DAR UFUKLU DIÞ POLÝTÝKAYA DÖNÜÞ

Darbe hükümetinin programýnýn "Dýþ Politika" baþlýklý son bölümünde ise geçmiþ hükümetler "teslimiyetçi" olmakla eleþtiriliyor:

"Özellikle geçmiþ hükümetler döneminde erozyona uðratýldýðý görülen bu dýþ politikanýn yürütülmesinde, ülkenin uluslararasý alanda gösterdiði teslimiyetçi tavrýn etkilerinin silinmesi çok önemli bir hedef olacaktýr." Devamýný yine ara baþlýklar ekleyerek özetliyoruz:

Avrupa Atatürk'ü aþýndýramaz
"Avrupa Birliði ile iliþkilerde ulusal egemenliðin ve Atatürk devrimlerinin aþýnmasý anlamýna gelecek, özellikle Yunanistan ve Güney Kýbns Rum Kesimi'nin þantajlarýna boyun eðen ve Türk milletini etnik azýnlýk temelli bölme amaçlý politikalar terk edilecektir. Türkiye, Avrupa Birliði ile iliþkilerinde onurlu bir duruþ sergileyecektir. Yönetimimiz Yunanistan'la aramýzdaki kara sularýnýn 12 müe çýkarýlmasý, adalar ve Kýbns sorunu gibi önemli ve ciddi sorunlarda ulusal çýkarlanmýzýn korunmasýnda taviz vermeyecektir."

Saygýsýz AB'den vazgeçebiliriz
"Avrupa Birliði'nin üyelik için baþka ülkelerden talep etmediði koþullann, hiçbir perspektif sunulmadan, boþ vaatlerle, Türkiye'nin tek taraflý tavizler vermesi saðlanarak dayatýlmasýný kabul etmeyecektir. Avrupa Birliði'nin Türkiye'nin bu onurlu ve kiþilikli dýþ politikasýna saygý göstermemesi halinde, AB'ye tam üyelik hevesiyle bugüne kadar yapýlan tüm taahhütler ve kurulan ortaklýklar gözden geçirilecektir.

Türkiye, Avrupa Birliði üyeliði üe ülkemizin milli bir davasý olan Kýbrýs konusunu iliþkilendiren tüm dayatmalara karþý çýkacaktýr."

K. Irak'a karþý tedbir alýnýr
"Irak'ýn kuzeyindeki güvenlik boþluðundan istifade ile ülkemize yönelen terör odaklarýnýn yok edilmesi için her türlü tedbire baþvurulacaktýr. Irak'taki Türkmen topluluklarýnýn çýkarlannýn gözetilmesi de Irak politikasýnýn en önemli unsurlanndan biri olacaktýr."

Ilýmlý Ýslam'a geçit yok
"Türkiye'ye, bölgede radikal dînî oluþumlara karþý desteklenen 'ýlýmlý Ýslam' kimliðinin örnek ülkesi rolü biçilmesine ve bu çerçevede Cumhuriyet'in yapýsýnda köklü deðiþikliklere yol açabilecek politikalarýn dayatýlmasýna kesinlikle izin verilmeyecektir."

ABD ve Rusya'yla sýký iþbirliði
"Amerika Birleþik Devletleri ile NATO üyeliði ve müttefiklik seviyesinde sürdürülen savunma aðýrlýklý iþbMiðinin güçlendirilmesine ve özellikle ticari ve ekonomik konularda da iþbirliði seviyesinin yükseltilmesine çalýþýlacaktýr.

Rusya ile enerji, ticaret ve turizm gibi alanlarda var olan ve giderek geliþen yakýn iliþkilerin siyasi açýdan da desteklenmesi önem arz etmektedir. Rusya ile bölgesel konularda daha yakýn görüþ alýþveriþi içerisinde bulunulmasý kaçýnýlmaz ve 'elzemdir."





  • Yahoo'da Paylaþ
  • Paylaþ
  • Paylaþ
  • Facebook'ta Paylaþ
  • Paylaþ
  • Paylaþ
  • Paylaþ
  • Paylaþ
Bu Haber 342 Defa Okundu

YORUMLAR

Siyaset Kategorisine Ait Diðer Haberler

Tutuklanacak 102 Sanýðýn Listesi Kürdler : Demokraik BARIÞ Anayasa Deðiþlik paketi kabul edilirse neler olacak Genelkurmay Baþkaný Ýlker Baþbuð hakkýnda SORU ÖNERGESÝ! 12 Eylül'e vize ! Demirtaþ: Baþbuð emir deðil, hesap versin AKP'li Arslan'dan TSK ve PKK'ye çaðrý CHP'den yeni Kürt raporu daha Baþbuð profesörü eþi baþörtülü diye kovdurttu Ulusal Türk basýnýndan yalan bombasý! T.C Savcýsý 'Diyarbakýrspor taraftarý PKK üyesi' RÝZE BELEDÝYE BAÞKANI ÝSTÝFA ETSÝN Kürt’e Türk demek ýrkçýlýktýr Baydemiri Öldürmemi Ýstediler Güneydoðu’da OHAL ilan edilirse ne olur Meclise Þeyh Sait, Seyit Rýza ve Saidi Nursi önergesi Ve beklenen açýklama yapýldý! 'Bir paþanýn oðlu ölürse terör biter' BDP'li millletvekilinin kalça kemiði kýrýldý BDP Yürüyüþe Hazýrlanýyor Abdullah Demirbaþ Tahliye Edildi Deniz Baykal istifa etti Mustazaf-Der Kararýna Tepki Türk ve Demirtaþ ABD’ye Gidiyor Bozyel: Birleþirsek sesimizi duyururuz BDP'li Sakýk'tan, uzman çavuþlar için ilginç çýkýþ Ahmet Türk 'Halka Anlatamayýz' Türk Tabipler Birliði E Tipi Cezaevi'ne sokulmadý 16, 17, 18. Maddeler de Kabul Edildi AK Parti Siirt Milletvekilleri ve il yönetimi Basýn Açýklamasý Kaç tane Kürt general var? 'Çocuklara Af' Önerisine Destek Bahçeli'den 'Çocuk Affý' Önerisi 'Siirt'teki olayda Emniyet ve Milli Eðitim Müdürü suçlu' Kürtçe çöpe 'bölücü' muamele! Belediye çalýþanlarýnýn oturma eylemi 18. haftasýnda Parti kapatmak zorlaþýyor ! Kürt siyasetçiler 'ulusal birlik' için çalýþma baþlattý 'Ülke Gerçekliðini Dile Getirdim' Meclis'e 'savaþ' gerilimi
Ýçerikler
Diyarbakýr
KÖÞE YAZARLARI

SON EKLENEN FÝRMALAR

Çamaþýrým Online Alýþveriþ
Alýþveriþ Merkezleri
Köpük Sabun Üreticilerine Ambalaj Tedariði | Plustik Plastik Üretim
Alýþveriþ Merkezleri
Sadko&Bataþ Organizasyon Turizm
Alýþveriþ Merkezleri
Özgür Tech Telekomikasyon
Diðer Firmalar
Web Tasarým | Web Tasarýmý | Ýnternet Reklamcýlýðý | TasarýmTR
Diðer Firmalar

SON EKLENEN ÝLANLAR

5 TL deðerinde hediye çeki
Ýþ ve Ýþçi
FATURA TAHSÝLAT PROGRAMI
Ýþ ve Ýþçi
oto cam koruyucu mendil 5000 adet i phone telefonla akas edebilirim
Diðer ilanlar
2009 9010 sezonun son trendleri
Ýþ ve Ýþçi
Fomy - 500 ML Antibakteriyel Köpük Sabun - Evsel
Ýþ ve Ýþçi
VÝDEO HABERLER
Polis DÜ öðrencilerine saldýrdý: 100 gözaltý
Dicle Üniversitesi (DÜ) tarafýndan yapýlan þenliðe katýlmak isteyen öðrencilere saldýran polis, 100 civarýnda
Anketler
Bedelli askerlik olsun mu ?
Evet
Fikrim Yok
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR

Gunluk Gazeteler

RSS © 2009 Diyarbakýr ve Güneydoðunun internet sitesi - diyarbakir haberleri , diyarbakir spor , güneydogu haber
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır