Balyoz Harekat Planý'nda Darbe Sonrasý Tutuklanmasý Planlanan Gazeteciler, Sert Açýklamalarýyla Duruma Tepki Gösterdi.
2010-01-21 - 20:14
Taraf gazetesinin gündeme getirdiði Balyoz Harekat Planý'nda darbe sonrasý tutuklanmasý planlanan gazeteciler, sert açýklamalarýyla duruma tepki gösterdi. Nazlý Ilýcak, böylesi bir listede isminin yer almasýna þaþýrmadý. Abdurrahman Dilipak da, "Rezalet" olarak deðerlendirdi. Nuh Gönültaþ ise, bunun bir þeref listesi olduðunu dile getirdi. Sibel Eraslan, muhataplarýn çýkýp, "Bunlar yalan" þeklinde açýklama yapmasýný istedi.
Eski 1. Ordu Komutaný emekli Orgeneral Çetin Doðan tarafýndan hazýrlandýðý iddia edilen darbe planýnda gazetecilere iliþkin ayrýntýlar da yer alýyor. Gazetecileri iki gruba ayýran planda, tutuklanacak 36 gazetecinin ismi sayýlýrken, 137 gazeteciden de faydalanma umuluyor. Tutuklanmasý planlanan 36 isim þöyle: "Abdullah Aymaz, Abdullah Yýldýz, Abdurrahman Dilipak, Ahmet Altan, Ahmet Taþgetiren, Akif Emre, Ali Bayramoðlu, Ali Ýhsan Karahasanoðlu, Cengiz Çandar, Ekrem Dumanlý, Emre Aköz, Etyen Mahçupyan, Fehmi Koru, Gülay Göktürk, Haluk Örgün, Hasan Celal Güzel, Hasan Karakaya, Hidayet Karaca, Hrant Dink, Hüseyin Gülerce, Kazým Güleçyüz, Mehmet Altan, Mehmet Ocaktan, Murat Belge, Mustafa Erdoðan, Mustafa Kaplan, Mustafa Karaalioðlu, Nazlý Ilýcak, Nuh Gönültaþ, Perihan Maðden, Sadýk Albayrak, Serdar Arseven, Sibel Eraslan, Umur Talu, Yavuz Bahadýroðlu"
Cihan Haber Ajansý'nýn (CÝHAN) görüþünü aldýðý Bugün gazetesi yazarý Nuh Gönültaþ, konuya iki farklý açýdan baktýðýný söyledi. Bu listede yer almanýn bir anlamda þeref olduðunu söyleyen Gönültaþ, "Listede yer alan diðer isimlere bakýnca demokrat çizgide olmuþ insanlar olduðunu, sivilleþmeyi, demokratikleþmeyi savunan kiþiler olduðunu görüyoruz." dedi. Böyle bir listede yer almanýn bir anlamda da iyi olmadýðýný düþünen Gönültaþ, "Devletin seni düþman listesine koymuþ olmasý hoþ deðil. Ama temsil ettiðimiz düþünce açýsýndan sevinilecek bir durum." þeklinde konuþtu. Gönültaþ, 2003 yýlýnda Tercüman'da çalýþtýðýný hatýrlatarak, "O dönemde Tercüman'da çalýþan bütün yazarlar o listede var. Nazlý Ilýcak, Gülay Göktürk, Cengiz Çandar, Mustafa Erdoðan, Hasan Celal Güzel hepsi orada. 28 Þubat maðduru gazeteciler olarak bu gazetede toplanmýþtýk." dedi.
Anadolu'da Vakit gazetesi yazarlarýndan Abdurrahman Dilipak, listeyi ve darbe planlarýný "Felaket, rezalet bir durum. Ne diyebilirim ki?" þeklinde deðerlendirdi. Dilipak, "Ordunun beni korumasý gerekir ama yargý dýþýnda, kendi siyasi ve ideolojik hedefleri doðrultusunda birilerini tutuklamak istiyorlarsa bu felakettir. TSK'nýn varlýk ve meþruiyet temeline aykýrý bir durum. Zaten darbe en aðýr suç. Bu plana inanýlmasý zor. Gerçekten vahim bir durum." þeklinde konuþtu.
NAZLI ILICAK: ÝKTÝDARI HEDEF GÖSTEREREK HARP OYUNU OYNANMAZ
Sabah gazetesi yazarý Nazlý Ilýcak ise, "Böyle bir darbe olursa, Allah korusun, ben hep kendimi tutuklanacaklar arasýnda görüyorum. Olmasam þaþýrýr, hatta üzülürdüm. Benim yazdýðým yazýlar ve pozisyonum herkesçe belli. Ýsmim olmasa 'Bunlar bana deðer vermiyorlar ya da beni ciddiye almýyorlar' diye düþünürdüm." ifadelerini kullandý.
Balyoz Planý'nýn bir senaryo olduðu yanýtýný kabul etmeyen Ilýcak, "Bunu meþru zemine oturmak için, harp oyunu diyorlar. Ýktidarý hedef göstererek harp oyunu oynanmaz. Sadece gazeteciler deðil ki bürokratlar da listelenmiþ. Hangileri görevlerinden uzaklaþtýrýlacak bunlarýn fiþlemesi yapýlmýþ. Bu kadar isimlendirerek harp oyunu oynanmayacaðý muhakkak. Bir zemin yoklamasýdýr. Bir hazýrlýktýr." dedi.
Faydalanabilinecek gazeteciler listesindeki isimlere tavsiyelerde bulunan Ilýcak, "Daha uyanýk olmalarý lazým. Kendilerini haberle besleyenlere karþý, 'Kimdir bu haber kaynaðý, neden bana haber geliyor?' demesi lazým. Ben arkadaþlarýmý 28 Þubat ve sonrasýnda defalarca uyardým. AK Parti'ye muhalefet yapmak istiyorsanýz, 'Rejim tehlikede' diye yapmayýn. Baþka konuda yapýn yolsuzluk hukuk vs." þeklinde konuþtu.
"ÇIKIP YALAN DESELER"
Anadolu'da Vakit gazetesi yazarý Sibel Eraslan da konuyla ilgili yaptýðý açýklamada, "Ben 18 yaþýndan beri sakýncalý birisiyim devlet nazarýnda." dedi. Hak ve hürriyetlerin yanýnda olduðunu söyleyen Eraslan, "Kim olduðumu, ne yapmak istediðimi ve kiþisel onurumu önemseyen birisi olduðum için her zaman sakýncalý görüldüm. Zaten benim seçerek durduðum yer. Dolayýsýyla rastgele bir iþ deðil. Bunu görüyorum ve göðüslüyorum. Onurlu bir duruþ için kimliðimle ilgili bir þey durduðum yer. Bu varoluþu sakýncalý görmek gibi bir þey." þeklinde konuþtu.
Kadere inanan bir insan, Müslüman biri olduðunu söyleyen Eraslan, "Ýnsanýn doðumu gibi ölüm tarihi de belli. Bunu deðiþtirecek herhangi bir güç yok." þeklinde konuþtu.
Gazetecilerin bir kýsmýnýn faydalanýlacaklar listesinden yer almasýný üzüntü verici olarak niteleyen Eraslan, "Üzücü bir durum. Onu da o kiþiler cevaplayacaklardý. Medya 12 Eylül'de ve 28 Þubat döneminde de mesela çok aktif bir þekilde antidemokratik güçler tarafýnda yer aldý. Topyekun savaþ diye baþlýklar atýlabildi. Halka karþý topyekun savaþ ilan edilmiþti. Bu süreçte de çok bizim tanýdýðýmýz bildiðimiz bir dil bu."
Bu iþin asýl korkutucu tarafýnýn kendi halkýný memleketindeki insanlarý düþman þeklinde göstermek olduðunu söyleyen Sibel Eraslan, "Bu çok açýk bir sapkýnlýktýr. Faþizmden daha da kötü. Hastalýk ve sapkýnlýk derecesinde bir þey. Kendi halkýný, insanýný bu þekilde düþman görebilmek. Ýnsan inanmak istemiyor. Bu kadar saçma bu kadar açýk pervasýz bir saldýrý olabilir mi?"
Konuyla ilgili muhataplarýn iddialara yanýt vermesi gerektiðini söyleyen Sibel Eraslan, "Cevap vermeleri gerekiyor. Açýk yüreklilikle bunu söylemeleri gerekiyor. Çok yüksek sesle 'Bu doðru deðildir' diye karþýlamalarý gerekiyor. Çünkü bir insanlýk suçundan bahsediliyor. Bunun için var güçleriyle ayaða kalkýp itiraz etmelerini bekliyorum ve istiyorum. Keþke itraz etseler, 'Bunlar doðru deðil, yalan' deseler." ifadelerini kullandý.
|