<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diyarbakır&#039;ın İnternet Portalı &#187; Haberler</title>
	<atom:link href="http://www.diyarnet.com/Kategori/haberler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.diyarnet.com</link>
	<description>Diyarbakır için yapılmış haber kültür ve eğlence sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Feb 2012 14:40:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Çocuklarım Kürtçe konuşmuyor</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/cocuklarim-kurtce-konusmuyor.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/cocuklarim-kurtce-konusmuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Feb 2012 14:33:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Ana]]></category>
		<category><![CDATA[Beri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarım Kürtçe konuşmuyor haberi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarım Kürtçe konuşmuyor oku]]></category>
		<category><![CDATA[Dilimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Baydemir]]></category>
		<category><![CDATA[Polis]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/cocuklarim-kurtce-konusmuyor.html</guid>
		<description><![CDATA[DİYARBAKIR Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, &#8220;İki çocuğum da kreşe başladıktan sonra benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben Kürtçe soruyorum onlar Türkçe yanıt veriyor.&#8221; dedi. DİYARBAKIR Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, başkanı olduğu Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği’nin (GABB) hazırladığı anayasa &#8230; <a href="http://www.diyarnet.com/cocuklarim-kurtce-konusmuyor.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DİYARBAKIR Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, &#8220;İki çocuğum da kreşe başladıktan sonra benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben Kürtçe soruyorum onlar Türkçe yanıt veriyor.&#8221; dedi.</p>
<p>DİYARBAKIR Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, başkanı olduğu Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği’nin (GABB) hazırladığı anayasa taslağını anlatırken, Türkiye’nin 6 veya 7 bölgeye ayrılabileceğini belirterek, &#8220;Türkçe, ülkenin resmi dili olmaya devam edecektir. Örneğin Kürdistan eyalet parlamentosu Türkçe dışında bölgede çok kullanılan Kürtçe, Arapça, Süryanice’yi de resmi dil olarak belirlemelidir. Bölge meclisi ile merkezi meclis arasındaki bağı Anayasa sağlayacaktır&#8221; dedi.</p>
<p>ÇOCUKLARIM BENİMLE ANA DİLİMİ KONUŞMUYOR&#8221;</p>
<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı Osman Baydemir, 40 yaşında olduğunu, doğdukları günden bu yana çocukları Mir Zanyar ve Diyana ile tek kelime Türkçe konuşmadığını, sürekli Kürtçe konuştuğunu anlattı. Baydemir, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Ancak, iki çocuğumda kreşe başladıktan sonra benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben Kürtçe soruyorum onlar Türkçe yanıt veriyor. Onlar Türkçe soruyor, ben Kürtçe yanıtlıyorum. Açık ve net söylüyorum; bu zulümdür. Yarın okula başlayıp, ’Türk’üm, doğruyum, çalışkanım’ diyecekler. 20 yılımı bu davaya vereceğim, çocuğuma kendi dilimi veremiyorum bu zulümdür. Polis ve savcıların bunu bilip empati kurması lazımdır. Biz Türk değiliz, biz Kürdüz kendi dilimiz ve kimliğimiz ile bu ülkenin parçası olarak yaşamak istiyoruz. İsterseniz KCK ve bölücü olarak cezaevine koyun. Bundan sonra ha cezaevinde yaşamışım ha ölmüşüm fark etmez.&#8221;</p>
<p>Baydemir, doğdukları günden beri iki çocuğuyla Kürtçe konuştuğu halde okul ve kreşe başlamalarından sonra Türkçe konuştuğunu belirterek, &#8220;20 yılımı bu davaya verdim, çocuğuma kendi dilimi veremiyorum. Bu zulümdür. Polis ve savcıların bunu bilip empati kurması lazımdır. Biz Türk değil, Kürdüz. Kendi dilimiz ve kimliğimiz ile bu ülkenin parçası olarak yaşamak istiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kentte yerel yayın yapan Gün TV’nin canlı yayınına katılarak, başkanı olduğu GABB’ın hazırladığı ve TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunduğu anayasa taslağını anlattı. Bütün etnik ve kültürel kimliklerin sistemin bir parçası olarak kendini devletin sahibi olarak görebilmesi için birey, fert ve kesim olarak anayasada yer almaları gerektiğini belirten Baydemir, şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Kürt sorunu’, ’Demokrasi sorunu’ dediğimiz sorunların özü; Anayasa sorunudur. Anayasa değiştirilmeden, aydınlık bir gelecek inşa edilemez. Türkiye’nin doğu yakasında bulunan aktörler olarak ne kadar hizmet etme arzusu ile donanmış olursak olalım, ne kadar ekonomik şartlarımız olursa olsun bu kardeş kavgası ve çatışma ortamının kendisi nihayete ermediği müddetçe teknik hizmetler çok başarılamayacaktır. Bir yerden yarayı sarıyorsunuz, ertesi gün başka büyük bir yara ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Kürt sorununu çözmek istiyorsak hem de ekonomik ve sosyal kalkınmayı başarmak istiyorsak yeni bir toplumsal sözleşme önümüzde hedef olarak konulmalıdır.&#8221;</p>
<p>’MİT YASASI 3 GÜNDE ÇIKARILDI, MİLLETVEKİLLERİ 1 YILDIR TUTUKLU’</p>
<p>TBMM’nin isterse 3 günde yasa çıkarabileceğini MİT Yasası ile gösterdiğini söyleyen Baydemir, &#8220;MİT Yasası 3 günde meclise indirildi ve sayın Cumhurbaşkanı da jet hızıyla onayladı. Sayın milletvekilimiz 1 yılı aştı halen cezaevinde. Bunlara dikkat çekmek istiyorum. İstenirse 3 günde yasa çıkarılıyor. Dolayısıyla ’Olmaz’ diye bir şey yoktur. Çözümü istemek yada istememek durumu vardır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;ANAYASADA TÜRKİYE HALKLARI İBARESİ YER ALMALIDIR&#8221;</p>
<p>Başkan Osman Baydemir, yeni anayasa metninde tüm Türkiye halkları ibaresi olması gerektiğini, anayasanın kültür, gelenek ve dillerinin kullanımları ve geliştirmelerinin teminatı olması gerektiğini söyledi. Baydemir, &#8220;Çünkü Türkiye’de tek bir halk, tek bir dil ve tek bir kültür yoktur. Türkiye halkları ibaresi kullanmamız lazımdır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;STATÜ VERİLMEDEN SORUN ÇÖZÜLMEYECEKTİR&#8221;</p>
<p>Kürt sorununun çözümünde kriz noktalarından birinin yürütme ve kamu idaresi olduğunu da belirten Baydemir, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Kürtler’in statüsü ne olacaktır? Bu ciddi bir handikap olarak önümüzde duruyor. Gerek dünyadaki gelişmeler gerek AB’deki idari mekanizmalar irdelendiğinde artık dünya giderek ademi merkeziyetçi bir modele ve siyasi şemaya doğru gidiyor. Yeni anayasada 2 temel idari şekil alınabilir. Birincisi Ankara ayağıdır. Merkezi kamu idaresi şüphesiz olacaktır. Cumhurbaşkanı, Ankara’daki genel meclis, hükümet bakanlar kurulu olmaya devam edecektir. İdari mekanizmaların tamamı varlığını korumaya devam edecektir. Bununla birlikte bölge kamu idaresi dediğimiz yeni bir merkezi yapıya ihtiyaç vardır. Bazı yetkilerin bölgeye bırakılması istiyoruz. Şu anda Katalonya ve Bask’ta uygulanan budur. Statü ve yerindelik verilmeden bu sorun çözülmeyecektir. Otoritenin paylaşılması sorunudur. Bölgesel yönetim modeli ile bu fırsat elde edilebilir. Bölgesel kamu yönetiminde bir bölge meclisi olacak. Meclis, bölge nüfusu tarafından 4 yılda 1 seçim ile seçilecek. Bölge başkanlığı seçimi yapılacaktır. Bölge yürütmesi ya da bölge hükümeti de oluşacaktır. Merkez kamu idaresinin şu andaki ödevlerini ve görevlerini bölge meclisinin belirlediği bölge meclisi yada yürütmesi tarafından yürütülecektir.&#8221;</p>
<p>&#8220;RESMİ DİLLERİ KÜRDİSTAN PARLAMENTOSU BELİRLESİN&#8221;</p>
<p>Baydemir, Türkiye’nin halen 7 coğrafi bölgeye ayrıldığını, kendilerine göre yeni modelde yine 6 veya 7 bölgeye Türkiye’nin ayrılabileceğini ve her bölge meclisi kendi mekanizmasını sürdürebileceğini söyledi. Baydemir, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Örneğin ’Ege Özerk Bölgesi’, Marmara veya ’Kürdistan Öözerk Bölgesi’ gibi meclisleri hangi şehirde çalışmalarını yapmak istiyorsa, hangi şehri başşehir yapacaksa o kenti belirleme hakkına sahip olmalıdır. Bölgede kullanılan dillerde de o meclisi kullanma hakkına sahip olacaktır. Türkçe, ülkenin resmi dili olmaya devam edecektir. Örneğin Kürdistan Eyalet Parlamentosu Türkçe dışında bölgede çok kullanılan Kürtçe, Arapça, Süryanice’yi de resmi dil olarak belirlemelidir. Bölge meclisi ile merkezi meclis arasındaki bağı Anayasa sağlayacaktır. Bölge meclisi anayasaya aykırı bir şey yaparsa bu anayasa mahkemesinde görülecektir. Bölge meclisi ülke meclisine kanun teklifinde bulunabilecektir.&#8221;</p>
<p>Baydemir, bazı konuların masa başında pazarlık konusu yapılamayacağını, bunlardan birinin ana dilde eğitim konusu olduğunu söyledi. Baydemir, bu pazarlığın ahlaki ve etik olmadığını savunurken, &#8220;Seçmeli mi ders olsun’ deniliyor. Sen kim oluyorsun bu senin haddine mi benim dilimin nasıl kullanacağımı sen mi karar vereceksin. Bu çok ayıptır. Mevcut iktidar, 80 yıllık Kemalist iktidar milletin anasını belledidiyor. 20 yıl sonra gelecek iktidar da, bu iktidar bu perspektifini sürdürürse onlar içinde aynı şeyi söyleyecektir. 70-80 yıl yaşanmışlara rağmen bu halk seninle birlikte yaşamak istiyorsa öpüp başına koyman lazımdır&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/cocuklarim-kurtce-konusmuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baydemir&#8217;e dolandırıcı tuzağı</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/baydemire-dolandirici-tuzagi.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/baydemire-dolandirici-tuzagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Feb 2012 14:33:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Abd]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Baydemir'e dolandırıcı tuzağı haberi]]></category>
		<category><![CDATA[Baydemir'e dolandırıcı tuzağı oku]]></category>
		<category><![CDATA[Bazen]]></category>
		<category><![CDATA[Beri]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Saray]]></category>
		<category><![CDATA[Dalak]]></category>
		<category><![CDATA[David Plouffe]]></category>
		<category><![CDATA[E Mail]]></category>
		<category><![CDATA[Hatta]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Baydemir]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/baydemire-dolandirici-tuzagi.html</guid>
		<description><![CDATA[Dolandırıcılar ABD Başkanı Obama adına Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir&#8217;e e-mail göndererek bağış istedi. ABD Başkanı Barack Obama adına, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir&#8217;e e-mail gönderen dolandırıcılar, kendisinden &#8216;başkanlık kampanyası&#8217; için para istedi. Osman Baydemir’e dolandırıcıların gönderdiği ’Sayın Baydemir’ &#8230; <a href="http://www.diyarnet.com/baydemire-dolandirici-tuzagi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dolandırıcılar ABD Başkanı Obama adına Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir&#8217;e e-mail göndererek bağış istedi.</p>
<p>ABD Başkanı Barack Obama adına, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir&#8217;e e-mail gönderen dolandırıcılar, kendisinden &#8216;başkanlık kampanyası&#8217; için para istedi.</p>
<p>Osman Baydemir’e dolandırıcıların gönderdiği ’Sayın Baydemir’ başlıklı e-mail’de şöyle denildi:  &#8220;Sizin de bildiğiniz gibi bu yıl gerçekleşecek başkanlık seçimlerimiz var. Başkanlık kampanyası finansman sağlama süresince dost ve müttefiklerimizin desteğini ve katkısını görmek isteriz. Bu konu ile ilgili olarak Beyaz Saray kıdemli yardımcısı Sayın David Plouffe ve yardımcı danışmanı Sayın Taner Kulug sizinle bugün iletişime geçmiş olacaklardır. Bu konu ile ilgili olarak bugün Taner Kulug’un &#8230;&#8230;. bankası &#8230;. şube kodlu &#8230; .. .. hesap numarasına sizin finansal katkılarınızı beklemekteyiz. Tüm bu süreç kesinlikle hassas ve gizli tutulmalıdır. Size başarılar diler ve sizin hükümetinizle ve tüm Kürt insanlarla daha iyi bir gelecek kurmak için birlikte çalışmayı bekliyoruz. Barack Obama.&#8221;</p>
<p>‘EN CİĞERDEN SAYGILARIMLA’<br />
E-mail’in dolandırıcılardan geldiğini anlayan Başkan Osman Baydemir ise, e-mail’in geldiği adrese yanıt yazdı. Baydemir, e-mail’de, şöyle dedi:<br />
&#8220;Öncelikle seçim kampanyanızda size başarılar diliyorum. Üzülerek ifade etmeliyim ki, kampanyanız için maddi destek sunamayacağız. Zira ne şahsım ne de Belediyemiz petrol ya da doğalgaz kaynağına sahiptir. Dilerseniz seçimden önce ya da sonra sizi Diyarbakır’da ciğercide ağırlamaktan onur duyarım. Size ciğercide zengin menüde ciğer, kaşhe, dalak ısmarlamayı taahhüt ediyorum. Ciğerci salaş olsa da üniversite öğrenciliğimden beri müşterisi olduğum bir yerdir. Hatta bazen veresiye ciğer yediğim de olmuştur ve her zaman taze ürünler sunmaktadırlar. En derin ciğerden saygılarımla. Avukat Osman Baydemir Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı.&#8221;</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/baydemire-dolandirici-tuzagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rojin-Aydil ( Süper Bir Şarkı )</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/rojin-aydil-super-bir-sarki.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/rojin-aydil-super-bir-sarki.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 16:40:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Rojin-Aydil ( Süper Bir Şarkı ) klibi]]></category>
		<category><![CDATA[Rojin-Aydil ( Süper Bir Şarkı ) müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Rojin-Aydil ( Süper Bir Şarkı ) sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Rojin-Aydil ( Süper Bir Şarkı ) videosu]]></category>
		<category><![CDATA[Rojin-Aydil ( Süper Bir Şarkı ) videosunu izle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/rojin-aydil-super-bir-sarki.html</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="600" height="350" src="http://www.youtube.com/embed/R6JcGr4m_1s" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/rojin-aydil-super-bir-sarki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ciwan Haco &#8211; Diyarbakir Mala Mina</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/ciwan-haco-diyarbakir-mala-mina.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/ciwan-haco-diyarbakir-mala-mina.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 16:39:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Ciwan Haco - Diyarbakir Mala Mina klibi]]></category>
		<category><![CDATA[Ciwan Haco - Diyarbakir Mala Mina müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Ciwan Haco - Diyarbakir Mala Mina sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Ciwan Haco - Diyarbakir Mala Mina videosu]]></category>
		<category><![CDATA[Ciwan Haco - Diyarbakir Mala Mina videosunu izle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/ciwan-haco-diyarbakir-mala-mina.html</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="600" height="350" src="http://www.youtube.com/embed/lu1UoUOMD7M" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/ciwan-haco-diyarbakir-mala-mina.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süper Kiz 11 yasinda Süper Ses Kürtce Türkce Sarkilar Dinle!</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/super-kiz-11-yasinda-super-ses-kurtce-turkce-sarkilar-dinle.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/super-kiz-11-yasinda-super-ses-kurtce-turkce-sarkilar-dinle.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 16:39:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Kiz 11 yasinda Süper Ses Kürtce Türkce Sarkilar Dinle! klibi]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Kiz 11 yasinda Süper Ses Kürtce Türkce Sarkilar Dinle! müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Kiz 11 yasinda Süper Ses Kürtce Türkce Sarkilar Dinle! sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Kiz 11 yasinda Süper Ses Kürtce Türkce Sarkilar Dinle! videosu]]></category>
		<category><![CDATA[Süper Kiz 11 yasinda Süper Ses Kürtce Türkce Sarkilar Dinle! videosunu izle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/super-kiz-11-yasinda-super-ses-kurtce-turkce-sarkilar-dinle.html</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="600" height="350" src="http://www.youtube.com/embed/mnoodWve_9E" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/super-kiz-11-yasinda-super-ses-kurtce-turkce-sarkilar-dinle.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurdistan Diyarbakir Goruntuleri Uzun hava ve Halay!</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/kurdistan-diyarbakir-goruntuleri-uzun-hava-ve-halay.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/kurdistan-diyarbakir-goruntuleri-uzun-hava-ve-halay.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 16:39:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdistan Diyarbakir Goruntuleri Uzun hava ve Halay! klibi]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdistan Diyarbakir Goruntuleri Uzun hava ve Halay! müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdistan Diyarbakir Goruntuleri Uzun hava ve Halay! sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdistan Diyarbakir Goruntuleri Uzun hava ve Halay! videosu]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdistan Diyarbakir Goruntuleri Uzun hava ve Halay! videosunu izle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/kurdistan-diyarbakir-goruntuleri-uzun-hava-ve-halay.html</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="600" height="350" src="http://www.youtube.com/embed/xxYPTJhT6jE" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/kurdistan-diyarbakir-goruntuleri-uzun-hava-ve-halay.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Kaya &#8211; Diyarbakir Türküsü</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/ahmet-kaya-diyarbakir-turkusu-2.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/ahmet-kaya-diyarbakir-turkusu-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 16:39:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ klibi]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ müzik]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ sineması]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ videosu]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ videosunu izle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/ahmet-kaya-diyarbakir-turkusu-2.html</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="600" height="350" src="http://www.youtube.com/embed/p2u5REWCkRk" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/ahmet-kaya-diyarbakir-turkusu-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/ahmet-kaya-diyarbakir-turkusu.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/ahmet-kaya-diyarbakir-turkusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 16:39:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ klibi]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ müzik]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ sineması]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ videosu]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET KAYA DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ videosunu izle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/ahmet-kaya-diyarbakir-turkusu.html</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="600" height="350" src="http://www.youtube.com/embed/q42JDbAlyd8" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/ahmet-kaya-diyarbakir-turkusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enver Aysever&#8217;den Yazgıcılar</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/enver-ayseverden-yazgicilar.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/enver-ayseverden-yazgicilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 16:32:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Enver Aysever'den Yazgıcılar haberi]]></category>
		<category><![CDATA[Enver Aysever'den Yazgıcılar oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/enver-ayseverden-yazgicilar.html</guid>
		<description><![CDATA[Bir site düşünün. Adı ‘Gibi Site’. Sitede yaşayanlar kapitalizmin kendilerine yarattığı yazgıya teslim olmuş bir grup. Site sakinlerinin hemen hepsi birbirini gözetleyip Yazgıcılar’a ispiyonluyor. Sitede yaşayan bir de başkarakter, etliye sütlüye karışmayarak yaşananlara baş kaldıran E.A. var. Sevdiği yazarların kitaplarındaki &#8230; <a href="http://www.diyarnet.com/enver-ayseverden-yazgicilar.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir site düşünün. Adı ‘Gibi Site’. Sitede yaşayanlar kapitalizmin kendilerine yarattığı yazgıya teslim olmuş bir grup. Site sakinlerinin hemen hepsi birbirini gözetleyip Yazgıcılar’a ispiyonluyor. Sitede yaşayan bir de başkarakter, etliye sütlüye karışmayarak yaşananlara baş kaldıran E.A. var. Sevdiği yazarların kitaplarındaki sözcükler arasında yolculuk yapan, kendi dünyasında geçmişini sorgulayan bir ‘aydın’&#8230;Yukarıda anlattıklarım size de çok tanıdık gelmiyor mu? Enver Aysever işte bu hikayeyi ‘İzlenme, gözlenme, dinlenme çağında bir yalnızlık romanı’ alt başlığıyla yazdığı Yazgıcılar kitabında ele alıyor. Remzi Kitabevi’nden çıkan roman edebiyatseverlere çok kısa bir süre önce ‘merhaba’ dedi.</p>
<p>Biz de yazgı kavramını tartışmaya açan, mizahi yönlerin ağır bastığı, zaman zaman alaycı, zaman zaman ise sorgulayıcı ‘Yazgıcılar’ üzerine Enver Aysever’le bir söyleşi gerçekleştirdik ve birbirinden ilginç cevaplar aldık.</p>
<p>Yazgı kavramını tartışmaya açan kitabınız bugünün Türkiye’sini birebir mi anlatıyor?<br />
Yazar yaşadığı çağın tanığıdır. Yaşadığımız çağın tanıklığını çoğu zaman bilgiyle değil de bir olay örgüsü içerisinde sezgiyle ortaya koyarız.</p>
<p>Şöyle diyebiliriz korkunun telaşın romanı bir tarafıyla bu. Türkiye’de korku ve telaş kurumsallaşmış durumda üstelik de korkuyla yaşamak meşru görülüyor. Doğal olan bu. İçinizdeki korkunun azalması için bir sebep bulunmuyor. Korku doğal hale geliyor. Türkiye mi bu evet, değil mi değil aynı zamanda her yer.</p>
<p>Bu kitabı biraz mizahi bir dille anlatmanın sebebi gerçek hayatta yaşanan bu izlenme, dinlenme olaylarıyla alay etmek mi?<br />
İroni edebiyatın çok başvurduğu bir anlatım biçimi. Benim de en sevdiğim metinler, ironisi güçlü olan metinler. Bu kadar karanlık bir halin içerisindeyken tabi çok gülünç durumları da yaşıyoruz. Bu kimilerinin kara komedi dediği, bazen durum komedisine dönen halleri biz hayatın içerisinde yaşıyoruz. Kendimizi de bazen bunun içerisinde buluyoruz, ben karamsar bir metin yazdığımı düşünmüyorum dolayısıyla eğlenceli bir tarafı var.</p>
<p>İroniği ben seviyorum. Sevdiğim yazarlar da ironiği iyi kullanan yazarlar. ‘Yazgıcılar’ da ironik, alaycı bir roman.</p>
<p>“SÖZDE KİMLİĞİNİ GİZLİYORSUN AMA ÇIRILÇIPLAK ORTADASIN”</p>
<p>Peki Yazgıcılar ne tür bir kitap? Polisiye, dram…v.s.<br />
Polisiye değil. Ama şunu fark ettim, romanın içinde zaman zaman polisiye unsurlar da varmış gibi okuyan okurlar var. Ben bir polisiye kurgusu yapmadım ama o beklenti, o gerilim hali okuyucuya o hissi veriyor.</p>
<p>Ama kitabın türü hakkında şunu söyleyebilirim modern şizofreni dediğimiz bir kavram var, yani modernitenin üstüne bütün kurgularıyla geldiği bir durum. Bu kendi içerinde parçalanmış bir ruh hali, parçalanmış toplumsal yapı, parçalanmış bir doku oluşturuyor ve onun içinde baskı altında ezilen birey var ama bu aynı zamanda çok gülünç… </p>
<p>Aslında dinlenme korkusundan çok uzak insanlar da var. ‘Gibi Site’nin sakinleri Türkiye mi yoksa küçük bir Türkiye mi?</p>
<p>Birkaç yerden bakabiliriz buna. Bir tanesi elbette ki Türkiye, bu söylenceye kimi gırgır geçerek, kimi sahiden bu kaygıyı üreterek kapılmış durumda. Ama bir tarafından da bizim konuştuğumuz meselelerin tamamı biraz orta sınıf sorunlarıyla birlikte olan bir kentli yaşam biçimin getirildiği durum. Şunu biliyoruz; sokakta hepimiz yaşıyoruz yani bir bakkala, simitçiye gidiyoruz ‘ben dinleniyorum abi’ diyor mesela. Adama sorsan ‘seni niye dinlesinler?’ diye haklı tek bir gerekçe sayamaz. Hem dinlenmesini gerektirecek bir suçu yok hem öyle bir ideolojik zemini yok hem öyle bir örgütlü yapısı yok hem öyle bir siyasal bilinci yok.</p>
<p>Ama öteki tarafta da gönüllü irade devri var. Yani sen de yapıyorsun, ben de yapıyorum gibi. Mesela cep telefonu sürekli sinyal veriyor, o sinyalle nerde olduğunuz ne yaptığınız biliniyor ve bu konu hiç ilgilenmeyeceğini düşündüğümüz kişiler tarafından da bulunuyor. Google Map diye bir şey var ve senin iraden dışında dünyaya nerde olduğunu gösteriyor. Facebook, Twitter; oralarda kimliğini sözde gizliyorsun ama çırılçıplak ortadasın.</p>
<p>Kitaptaki yazgımızı yazanlar yani ‘Yazgıcılar’ı biraz tarif edebilir misiniz? Kimdir bunlar, bir örgüt mü, cemiyet mi, cemaat mi?</p>
<p>Aslında Yazgıcılar’ı sadece Türkiye gerçeğine indirgemiyorum.</p>
<p>İki tane temel yanıtım var burada. Biri, ABD artık ‘Big Brother’ değil. Büyük pay sahibi olduğu küresel şirketler bir yanıyla ‘Big Brother’ yani kapitalizmin sürekliliği. Dolayısıyla güç belki de herkesin kolektif ürettiği bir güç. Sahiden böyle kimseler olduğu gibi bu kimselerin olmayıp kavramsallaştırıldığı bir algı da var. İkincisi ise gerçekten kendi ülkelerimizde derin devlet dediğimiz ya da bağımsız bir egemen kuvvet, örgüt, cemaat, dernek&#8230; v.s. gibi insanların da olduğu bir olgu var.</p>
<p>‘Yazgıcılar’ niye dedim? Çünkü kader, alın yazısı bizim coğrafyamızda var olan bir durum. Alın yazısının tanrısal bir şey olduğunu düşünüyoruz. Bizim alın yazımızı dayatan, yazgımız üzerinde tasarruf da bulunan ve giderek gönüllü teslim olduğumuz bir yapı var. Doğru; ‘yazgıcıların’ bugünkü iktidar süreciyle birlikte daha muhafazakar bir biçim alabileceği gibi devletle iç içe olan bir oluşum olduğu için yarın ne olacağını da bilmiyoruz. </p>
<p>Belki yeni koalisyonlar kurulacak ve insanların kudretli olana boyun eğmesi, ondan kendisine güç devşirerek var olmaya çalışması da bir jurnalciler çağı doğuracak. İşte bu jurnalcilik çağı artık yazgıcıların da işini kolaylaştırıyor.</p>
<p>‘Gibi Site’ sakinleri gibi ileride bu kadar birbirini gammazlayan insanlar haline geleceğimize inanıyor musunuz?</p>
<p>Evet, bir yanıyla öyle. Birkaç soru sormamız lazım kendimize. Jurnalcilik Türkiye’de yeni mi? Osmanlı’dan bu tarafa jurnal kurumu var ve o zamanlar ayıplansa da bu bir siyaset tarzıydı. Şimdi ise benim çok nefret ettiğim bir söz var; her kurum kendi bacağından asılır. Toplumculuğa karşı bir laf. Birey olmakla bencil olmak arasındaki bir laf. Dolayısıyla birey olarak kendini kurtarmaya kalktığın zaman yanındakiyle, yoldaşlık, arkadaşlık fikrini çok kolay ihlal etmeye başlıyorsun.</p>
<p>Diğer bir taraftan ise gammazlama noktasında interneti görüyoruz, birisinin hayatına dair ondan hiç izin almadan çırılçıplak bilgilerini sunuyorsun. Ne yazık ki bunun meşru ve doğal olduğu bir durumdayız.</p>
<p>Üçüncü durum ise siyasal iktidarların güç devşirmesi meselesine karşı ürettiği tipler. 20 sene önce olmaz diyorduk, ama köşe yazarının ve gazetecinin da gammazcısı oluyor. Açık gammazcılar bunu ahlaki bir indirgeme ile kendilerine meşruiyet yaratarak yapıyor. Çok tiksindirici bir şey. ‘Yazgıcılar’ biraz da bunun romanı.</p>
<p>“BELKİ SEN DE ‘E.A.’LAŞACAKSIN”<br />
 </p>
<p>Romandaki ana karakterin adı E.A olarak geçiyor. Sizin isminiz, Enver Aysever’ in baş harfleri mi?<br />
Hiçbir yazar kendisini yazmaz. Ama hiçbir yazar kendisinin dışında bir şey de yazamaz.<br />
E.A. ben miyim? Değilim. E.A. ben miyim? Evet benim. Bir tarafıyla tüm bu kaygılar tüm bu baskılar altında gidip geliyorum. Belki de böyle bir gelecek seziyorum.</p>
<p>Bir yazar var bir de E.A.var. Okurla dertleşen hatta zaman zaman yazar da bir jurnalciliğe soyunuyor gırgıra alan bir tarafı da var. E.A.’yı böyle koymamın nedeni biraz okurla da didişmek gırgır geçmek ve onun da benle gırgır geçmesi için zemin yaratmak.</p>
<p>Ben de okura şunu sormak istiyorum: E.A. Sen misin? Sen olmadığından emin misin? Sen bütün bunları yaşamıyor musun? Kendi hayatında sen de sabah kalkıyorsun, arabanla benzinciye giriyorsun, kamera seni alıyor, çıkıyorsun iş yerine gidiyorsun kamera seni alıyor. E.A. değilsen de belki de E.A.’laşacaksın.</p>
<p>Sevdiğiniz yazarlardan bahseder misiniz?</p>
<p>Türk edebiyatında Orhan Kemal severim. Siyasal nedenlerden dolayı da Yusuf Atılgan’ı çok severim. Bir Melih Cevdet tutkunuyumdur. Sabah Birsel bayılırım ve elbette Oğuz Atay. Belki Oğuz Atay’ın kendisi roman kahramanı gibi olduğu için de çekici geliyor.</p>
<p>Dünya edebiyatına baktığımız zaman son dönemde beni en çok heyecanlandıran tekrar tekrar okuduğum yazar Milan Kundera. Umberto Eco’ ya, Kafka’ya bayılıyorum</p>
<p>Bu isimlerle kitaptaki E.A. karakterin okuyucuya okuduğu pasajlar aynı&#8230;<br />
Evet hepsi benim sevdiğim yazarlar. Onları özel seçtim.</p>
<p>Yazgıcılar’da E.A. bir aydın. Ve olan bitenden uzak duruyor. Peki günümüzde hapis yatan aydınlar da dahil aydınlar bu kadar masum mu?</p>
<p>Ben Türkiye’de okur yazarların, aydınların çok sevildiği kanaatinde değilim. Bir taraftan ne yazık ki her meseleden onları sorumlu tutan bir algı var. Bir taraftan da onların kusursuz olması gerektiği yönünde bir dayatma var. Yani okur-yazar olmak, meraklı olmak, korkusuz olmayı, en ahlaklı adam olmayı, en doğru adam olmayı getirmez.</p>
<p>Aydınlar çok da gönüllü olmadan bazen cesur olabilir yani vaziyet onu oraya taşıyabilir. Hal böyle olunca sürekli aydınla hesaplaşmak çok gülünç. Varlığından faydalanmıyorsan bunu yok etmeyi istemek niye?</p>
<p>“BENİ İZLEYEN BİRİ VARSA; GAYRİ AHLAKİ BİR ŞEY YAPIYORSUN”</p>
<p>İzlenme, gözlenme, dinlenme, kaygılarınız var mı?<br />
Ben televizyoncuyum dolayısıyla kendimi gönüllü olarak izlenmeci yapıyorum. Beni izlemek isteyenler izliyor. Ama izlenme dinlenme meselesinde benim bireysel olarak büyük bir kaygım olmasa da aslında herkesin kaygılanması gereken bir noktada olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada üzerinde düşünmemiz gereken mahremiyet kavramı var ki önemli bir sorun.</p>
<p>Beni izleyen ya da dinleyen varsa onların da gayri ahlaki bir şey yaptığını bilmesini istiyorum. Çünkü bu çağın temel göstergelerinden bir tanesi de rollerin çok çabuk değiştiği. İzleyen ve dinleyen o anda izleniyor ve dinleniyor unutmasın.</p>
<p>Kitabı ya da bu röportajı okuyanlarda, size karşı olumsuz bir izlenim uyanır; paranoyak bu adam&#8230; vs. endişesi var mı?<br />
Bana şu ana kadar gelen ilk tepkilerden, eğlenceli bir hicivle karşı karşıya olduklarını, edebi lezzetin olduğunu ve biraz da aslında evhamla gerçekler arasında uyarıcı bir görev gördüğünü anlıyorum. Bunun bir evham durumu olabileceği gibi şizofrenik bir durumu gerçekliği de var tabii ki.</p>
<p>Kitabı okuyan kesimi anlatabilir misiniz?<br />
Televizyondan bilen bir grup, benimle kendisini ruhsal olarak örtüştüğü için zaten kitaba yöneliyor. Bir de benim köşe yazılarımı takip eden daha geniş bir kitle var. Yani hem üniversiteli hem çok ileri yaşta olan okuyucularım var.</p>
<p>Bir de bütün bunların dışında, bu kitapla birlikte benimle buluşan, izlenme, dinlenme, gözlenme çağında, ağırlıklı olarak beyaz yakalıların ve orta sınıf bulunduğu bir kitle var. Yani bu duygu üzerine düşünmüş ama daha düşüncelerini tam kristalize edememiş ve bunu bir edebi metin üzerinden duyumsamak isteyen var. Onları maillerde, kitap imza günlerinde görüyorum.</p>
<p>“BEN MAHREMİYETİ PAYLAŞTIM”</p>
<p>Genç kesimle aranız nasıl? Sizi seviyorlar mı?<br />
Hakkımda ‘içten biri’ olduğuma dair bir duygu oluştu ve bu durum çok hoşuma gidiyor.</p>
<p>Üniversitede ders verirken bu siyasal sistemin altında ezildiğini düşünen kitleler, eleştirdiğim için beni seviyordu. Mesela orda türban sorununa mağdur olan genç kızın bana acayip bir sevgisi olduğunu gördüm. Çünkü ben onun önünü açtım ve o mücadelenin içinde oldum, onlarla edebiyat konuştuk. Tabi Alevilerin de bir yakınlığı var. Özellikle ben Sivas davası sürecinde çok mücadele ettim. Aslında vicdanımızla ilgili sorunlarla karşı karşıya olduğumuz zaman her ezilenle yolumuz bir düşmeli.</p>
<p>Bu kitap niye okunmalı?<br />
Yazar olarak söyleyebilirim ki, Türk edebiyatına emek veren birisiyim. Okurumla buluşmak, eleştirilerini duymak hoşuma gidiyor. Öte yandan, hap bilgiler altında ezilen insanın demlenmeye ihtiyacı var. Ben onlarla bir yaratıyı paylaşıyorum. Haz duymak için okunmalı.</p>
<p>Ayrıca ben asık suratlı kitaplardan hoşlanmıyorum. Yazgıcılar, herkes için olan kitap mı bilmiyorum, ama okura ait duygusunu yaratacağını düşünüyorum. Çünkü ben bir mahremiyeti paylaştım<br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/enver-ayseverden-yazgicilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Viyana&#8217;da bir çoban!</title>
		<link>http://www.diyarnet.com/viyanada-bir-coban.html</link>
		<comments>http://www.diyarnet.com/viyanada-bir-coban.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 16:32:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Viyana'da bir çoban! haberi]]></category>
		<category><![CDATA[Viyana'da bir çoban! oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyarnet.com/viyanada-bir-coban.html</guid>
		<description><![CDATA[Avusturya’nın imparatorluk yıllarından miras kalan yılın en önemli sosyal etkinliği Viyana Opera Balosu’nun bu yılki kareografı Türk kökenli İsmet Özdek oldu. 16 Şubat’ta gerçekleşen 56’ıncı Viyana Opera Balosu’nun açılışında Özdek’in kareografisi ile 144 çift dans etti. Bingöl’de küçük bir köyde &#8230; <a href="http://www.diyarnet.com/viyanada-bir-coban.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Avusturya’nın imparatorluk yıllarından miras kalan yılın en önemli sosyal etkinliği Viyana Opera Balosu’nun bu yılki kareografı Türk kökenli İsmet Özdek oldu.</p>
<p>16 Şubat’ta gerçekleşen 56’ıncı Viyana Opera Balosu’nun açılışında Özdek’in kareografisi ile 144 çift dans etti. Bingöl’de küçük bir köyde dünyaya gelen Özdek, Viyana Opera Balosu’nun ilk Türk kökenli ve bugüne kadar ki en genç kareografı olarak tarihe adını yazdırdı. Özdek, imkansızlıklar içinden sıyrılarak nasıl tarihi bir başarıya imza attığını Milliyet’e anlattı.</p>
<p>Bingöllü beş çocuklu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Özdek, 1979’da küçük bir köyde dünyaya geldi. Alt yapının neredeyse yok olduğu, elektriğin bulunmadığı köylerinde Özek ailesinin içme suları bir dere, buzdolapları ise kuytuda kalan karanlık bir odaydı. Özek’in babası hayvancılıkla uğraşıyordu. “Bingöl’de her çocuk bir an önce sorumluluk alırdı” diyen Özek ise çobanlık yapıyordu.</p>
<p>Önce çobanlık sonra boyacılık</p>
<p>Güneşin doğuşuyla işe başlayan Özek, çayırlarda saat yerine kullandığı bir ağacın gölgesine bakarak koyunları geri götürüyordu. Doğanın içinde güzel bir çocukluk geçirdiğini söyleyen Özdek’in hayatındaki ilk dönüm noktası 1986’da, 7 yaşındayken Bursa’ya taşınmaları oldu. Gündüzleri okula giden Özak, okul çıkışında ayakkabı boyacılığı yapıyordu.</p>
<p>İnşaat işçiliği ve elektrik işleri de yapan Özak, “Okul çıkışında para kazanmak için ne iş olusa yapıyordum” diyor. Özak’ın babası çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak için yurtdışında iş arayışına girmişti. Önce 1984-1986 yılları arasında Libya’da Trablus’ta çalıştı. 1988 yılında ise Avusturya’ya giderek ailesini de yanına almak için hazırlıklara başladı. Avusturya’nın başkenti Viyana’da bulduğu ilk iş bulaşıkçılık olurken iki yıl boyunca çalışmasının ardından bir ev alacak kadar para biriktirdi. Böylece Özak, annesi ve kardeşleri ile birlikte 1990 yılında Viyana’ya taşındı.</p>
<p>‘Halay bile çekemezdim’</p>
<p>11 yaşındaki Özak, bambaşka bir dünyaya gitmiş gibiydi. Tek kelime Almanca anlamamasına rağmen okula başlamıştı. Sokakta yürümeye alışkın olmadığı için onu komşuları okula götürüyordu. Özak’ın hayatını değiştirenler de bu komşuları oldu. 1995 yılında Özak ailesinin komşuları, “Avusturyalıların arasına girmeniz için Almanca öğrenmeniz lazım. Kendi aranızda kalmaya devam ederseniz öğrenemezsiniz” diyerek Özak’ın da kendi çocukları ile beraber dans kursuna gitmesini önerdiler. “Hem dans öğrenirsin hem de Almanca” diyen komşuları Özak’ın kurs parasını da ödemeyi teklif etti.</p>
<p>Özak, “Bir kere girerim, sonra bir daha uğramam” diye düşünerek kursa başladı. “Ben halay bile çekemezdim” diyen Özak, ilk başta dansta pek iyi sayılmazdı. Ancak bir yandan dans etmeyi giderek daha fazla seviyor, bir yandan da dans kursu onun için aile haline geliyordu. “Beni ailelerindenmiş gibi benimsediler. Anlamam için yavaş konuşarak bana Almanca öğrettiler” diyen Özak hem dansta hem de Almanca konuşmakta giderek ilerledi. Özak, eğitimini dans akademisinde sürdürdü ve 2002’de dans eğitmeni olarak mezun oldu. Bir süre ders verdikten sonra 2007’de “Isi-dance” adıyla kendi dans okulunu kurdu.</p>
<p>Isi-dance, Avusturya’nın en başarılı dans okullarından biri haline gelirken bu yıl tarihi bir fırsat ile karşı karşıya geldiler. Daha önceleri her yıl aynı dans okulu ile çalışan Viyana Opera Balosu, son dört yıldır Avusturya’daki tüm dans okullarına çağrı yaparak seçmeler düzenliyordu. “Bu büyük bir yarış olduğu için önce çekindim” diyen Özak son başvuru tarihinden birkaç gün önce başvurusunu gönderdi. Başvurularda her dans okulu kareografi için düşündükleri fikirlerini yazıyorlardı. Özak, seçmelerde önce 12 okul arasına kaldı ve sonunda seçilen isim oldu.</p>
<p>Geleneklere sadık kaldı</p>
<p>Özak modern bir kareografi oluşturmak yerine Viyana Opera Balosu’nun geleneklerine sadık kalmayı tercih etti. 1930’lu ve 1940’lı yıllar ve monarşi kültürünü kareografisinin ana öğesi yaptı. Özak, bir Türk olarak Avusturya’nın simgesi niteliğinde olan Viyana Opera Balosu’nun kareografı seçilmesine dair çok olumlu tepkiler aldığını söyledi. Gazeteler Özak’a övgüler yağdırırken internet sitelerinde yer alan bu haberlere bazı okuyucuların “Opera Balosu artık Türk Balosu oldu”, “Türkler Viyana’yı fethedemediler, şimdi Opera’yı ele geçirdiler” gibi yorumlar yazdığını hatırlattı.</p>
<p>Ancak bu yorumları önemsemediğini söyleyen Özak, “Opera’nın yöneticileri bana ‘Sen kendine inan, Türkiye’den gelerek bunu başardın’ diyorlardı. Kareografimin Avusturya ve Opera Balosu kültürünü yansıttığını görünce herkes doğru seçimin yapıldığında hemfikir oldu” dedi. Siyasi liderlerin de kendini tebrik ettiğini anlatan Özak, “Hatta meclis başkanı bana ‘Türk olduğun için teşekkür ederim’ dedi” diye konuştu.</p>
<p>Genç sanatçı eleştirmenlerin de beğenisini kazanmayı başardı.</p>
<p>Avusturya’nın simgesi</p>
<p>Avrupa’nın en ünlü ve görkemli balosu olan Viyana Opera Balosu, Avusturya kültürünün simgesi olarak görülüyor. Viyana Opera Balosu’nun kökenleri Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph’in 1877’de Opera Sarayı’nda bir balo düzenlenmesini istemesine dayanıyor. Avrupa’da yaşanan savaşlar nedeniyle sık sık ara verilmek zorunda kalınsa da Viyana Opera Balosu 1935’te düzenli olarak gerçekleştirilmeye başlandı.</p>
<p>İkinci Dünya Savaşı nedeniyle bir kere daha ara verilmek zorunda kalındı. Balo, her yıl Hıristiyan dünyasında 40 gün süren oruç döneminin başlangıcı olarak bilinen ‘Kül Çarşamba’ günü öncesindeki perşembe günü gerçekleştiriliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyarnet.com/viyanada-bir-coban.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

