Diyarbakır Uçağında Bomba Paniği

Pegasus Hava Yolları’na ait Diyarbakır-İstanbul seferini yapan uçak, yolcu indirmeye başladıktan sonra bomba paniği yaşandı. Üzerinde bomba olduğunu iddia eden bir yolcu, kabin ekibini tehdit etti. Uçak personelinin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis şahsı gözaltına alırken, üzerinde bomba olmadığının anlaşılması rahat nefes aldırdı.

Edinilen bilgiye göre olay şöyle gerçekleşti; Diyarbakır- İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı seferini gerçekleştiren Pegasus Hava Yolları’na ait uçak, alana inip yolcularını boşaltmaya başladı. Bu sırada A.K. isimli yolcu üzerinde bomba olduğunu iddia etti.

Uçak personelinin olayı polise bildirmesi üzerine Havalimanı Şube Emniyet Müdürlüğü ekipleri uçağa girerek A.K’yi gözaltına aldı.

A.K’nin yapılan üst aramasında bombaya rastlanmazken, şahsın olayı Uludere’de meydana gelen ve 35 vatandaşın öldüğü olaya tepki için böyle bir eylem gerçekleştirdiği ileri sürüldü. Havalimanı Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen zanlının sorgusunun sürdüğü belirtildi.

Azer Bülbül Son Yolculuğuna UğurlandıTaksim’de “Uludere” Protestosu

Uludere Olayında Sıcak Gelişme

Şırnak Valisi Vahdettin Özkan’ın isteği üzerine Gülyazı Alay Komutan Vekili Jandarma Albay Hüseyin Onur Güney, soruşturmanın selameti için görevden alındı.

Türkiye- Irak sınır hattına 28 Aralık tarihinde gerçekleştirilen hava harekatında kaçakçılık için sınır ötesine giden 35 kişinin ölümüyle ilgili idari soruşturma açıldı. Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, soruşturmanın selameti için Gülyazı Alay Komutan Vekili Albay Hüseyin Onur Güney’in görevden alınması için İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. Bu başvuru üzerine Albay Hüseyin Onur Güney, bugün akşam saatlerinde açığa alındı.

Şırnak Valiliği kriz masası kurup, olayla ilgili idari soruşturma başlatmış, bunun üzerine de İçişleri Bakanlığı’ndan gelen 3 müfettiş kent merkezinde çalışma yapmıştı.

Taksim’de “Uludere” Protestosu

Azer Bülbül ün Cenazesinde İzdiham

Önceki gün Antalya’da bir otel odasında ölü olarak bulunan ünlü sanatçı Azer Bülbül’ün İstanbul Esenyurt’taki cenazesinde izdiham yaşandı. İbrahim Tatlıses’in de çelenk gönderdiği cenaze törenine Türkücü Nihat Doğan da katıldı.

Antalya’da kaldığı otelde ölü olarak bulunan Sanatçı Azer Bülbül bugün İstanbul’da son yolculuğuna uğurlandı. Esenyurt Merkez Camisindeki cenaze törenine Yağmurlu havaya rağmen vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İlgi yüzünden cenaze töreni sırasında zaman zaman izdiham yaşandı. Cenaze törenine katılan sanatçı Nihat Doğan’ın izdihamı önlemek için kalabalığa karşı tepki gösterdiği görüldü.

Azer Bülbül’ün annesi Şamana Keskin ayakta zor dururken, babasını ise sanatçı Nihat Doğan teselli etmeye çalıştı. Cami imamı yoğun kalabalık sebebiyle cenaze namazının bulunduğu kısıma güçlükle gelebildi. Kalablık sebebiyle cenaze namazı, caminin alt kısımındaki avluya alındı. Öğle namazının ardından kılanan cenaze namazının ardından Bülbül’ün naaşı Haramidere Aile Mezarlığı’na defnedildi.

Diyarbakır Uçağında Bomba Paniği

Pegasus Hava Yolları’na ait Diyarbakır-İstanbul seferini yapan uçak, yolcu indirmeye başladıktan sonra bomba paniği yaşandı. Üzerinde bomba olduğunu iddia eden bir yolcu, kabin ekibini tehdit etti. Uçak personelinin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis şahsı gözaltına alırken, üzerinde bomba olmadığının anlaşılması rahat nefes aldırdı.

Edinilen bilgiye göre olay şöyle gerçekleşti; Diyarbakır- İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı seferini gerçekleştiren Pegasus Hava Yolları’na ait uçak, alana inip yolcularını boşaltmaya başladı. Bu sırada A.K. isimli yolcu üzerinde bomba olduğunu iddia etti.

Uçak personelinin olayı polise bildirmesi üzerine Havalimanı Şube Emniyet Müdürlüğü ekipleri uçağa girerek A.K’yi gözaltına aldı.

A.K’nin yapılan üst aramasında bombaya rastlanmazken, şahsın olayı Uludere’de meydana gelen ve 35 vatandaşın öldüğü olaya tepki için böyle bir eylem gerçekleştirdiği ileri sürüldü. Havalimanı Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen zanlının sorgusunun sürdüğü belirtildi.

Azer Bülbül Son Yolculuğuna UğurlandıTaksim’de “Uludere” Protestosu

Osman Baydemir Çankaya Köşkü nde

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’i, Çankaya Köşkü’nde kabul etti. Baydemir’in, Diyarbakır’ın tarihi surlarının onarımı başta olmak üzere kentin sorunlarıyla ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e 21 talep sunduğu ve destek istediği belirtildi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Genel Sekreter Abdullah Sevinç, İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Murat Alökmen ve Koruma Uygulama Denetim Bürosu (KUDEB) Müdürü Orhan Balsak ile birlikte bugün saat 14.30′da Çankaya Köşkü’ne geldi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilen Baydemir ve beraberindeki heyet Köşk’te 55 dakika kaldı.

Cumhurbaşkanı Gül’e Diyarbakır’ın 1939 yılında havadan çekilmiş bir fotoğrafını armağan eden Baydemir, görüşmede ‘Diyarbakır Kalesi- Tespitler ve Çözüm Önerileri’ başlıklı bir sunum yaptı. Cumhurbaşkanı Gül’ün sunumla ilgili sorular yönelttiği görüşmede Baydemir, 5 bin yıl önce Hurriler tarafından yapıldığı tahmin edilen Diyarbakır Surları’nın 1700 yıl önce Roma İmparatoru 2′inci Constantius tarafından onarıldığı bilgisini iletti.

Surlarda varlığını sürdürmüş otuza yakın uygarlığın izlerinin bulunduğunu belirten Baydemir, ünlü arkeolog Albert Gabriel tarafından Açık Hava Yazıtlar Müzesi olarak nitelendirildiğini hatırlattı. İç Kale’deki Amida Höyük’ün, kentin ilk kurulduğu nokta özelliğini taşıdığını ve araştırmalara göre kentin tarihinin 8 bin yıl olduğunu gösterdiğini anlatan Baydemir, 5.7 kilometre uzunluğundaki surların 82 burca sahip olduğunu belirtti.

İÇKALE’DE ARKEOPARK YAPILIYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın İç Kale Kültür Turizm Merkezi Projesi’ni başlattığını, cezaevi binasının Müze Eser Deposu ve Laboratuarı, Saint George Kilisesi’nin Sanat Galerisi, tarihi binaların Arkeoloji Müzesi ve Valilik Makamı, eski Garnizon Komutanlığı binasına da müze kafeteryası olarak işlevlendirme çalışmasının sürdüğünü anlatan Baydemir İç Kale’nin geri kalan kısmında yer alan mahalledeki 352 adet yapının Büyükşehir Belediyesi, Sur Belediyesi ve TOKİ tarafından yıkılarak ‘Arkeopark’ olarak düzenleneceğini anlattı.

KORUMA AMAÇLI İMAR PLANI YAPILDI

Suriçi’ndeki diğer bölümlerin ise 1980′lı yıllarla birlikte bozulduğunu, özellikle 1990′lardaki zorunlu göçle birlikte bu bölgedeki tarihi mekanların olumsuz etkilendiğini anlatan Baydemir, bu etkiyi azaltmak veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışma başlatıldığını dile getirdi. Suriçi 1988 yılında birinci derece ‘Kentsel Sit Alanı’ ilan edildiğini, 1990 yılında ise koruma amaçlı imar planı hazırlandığını ve planın 1992′de Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Kurulu tarafından onaylanıp uygulanmaya başlandığını belirten Baydemir, “Ancak bu koruma planı Suriçi’ni korumamış ve yetersiz kalmıştır. Büyükşehir Belediyesi meclis kararı ile 2008 yılında bu planı askıya almış ve yeni koruma amaçlı imar planı hazırlanmıştır. Katılımcı bir tarzda hazırlanan plan tamamlanmış ve Koruma Bölge Kurulu’nun onayına sunulmuştur” dedi.

Hayata geçirilen projeler hakkında Cumhurbaşkanı Gül’e detaylı bilgi veren Baydemir, devam eden ve planlanan çalışmaları da tek tek anlattı. Tarihi Surlar’ın restorasyonu ve yapılması plananlanan çalışmaların tamamlanması amacıyla ekonomik kaynakların yerel yönetimlere aktarılması talebinde bulundu.

21 MADDELİK TALEP LİSTESİ

Baydemir, Diyarbakır Kalesi ve Suriçi’ni korumaya dönük ve kentin turizm potansiyelini ortaya çıkarılması amacıyla hazırladığı 21 maddelik talep listesini Cumhurbaşkanı Gül’e sundu. Baydemir’in Cumhurbaşkanı Gül’e sunduğu 21 madde ise şöyle;

1- Diyarbakır Surları ve Suriçi’nin Koruma Amaçlı İmar Planı doğrultusunda bütünlüklü restorasyon ve 3 Yıllık Acil Eylem Planı’nın hazırlanması;

2- Kültür Bakanlığı tarafından 2013 yılının ‘Diyarbakır Surları Yılı’ ilan edilip ulusal ve uluslar arası tanıtım sürecini başlatması;

3- Ağır tahribat görmüş 21 burç, bütünlüklü bir program dahilinde acilen restore edilmesi; 50 adet burcun içleri hafriyat ve molozlardan temizlenmesi; Temizlik işlemi Koruma Kurulu kararı ile Müze Müdürlüğü denetiminde yapılması sağlanması; Temizlik sonrası yeniden kirlenmesini ve işgalini önlemek amacıyla kırık kapıların bir an önce onarılması; Kahve, kafeterya gibi amaçlarla işgal edilen burçlar tahliye edilmesi; Burçlar arasındaki sur bağlantılarının onarımının yapılması; Onarım, temizlik ve tahliye işlemi bir program dahilinde yürütülmesi;

4- Suriçine yönelik geliştirilecek bütün projelerde merkezi-yerel yönetimlerin koordinasyonu sağlanması;

5- Mülkiyeti vakıflara ait olan anıtsal yapıların çevresinde bulunan yüksek katlı yapıların vakıflar tarafından kamulaştırılarak temizlenmesi;

6- Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilen Ulu Camiinin önündeki Celal Güzelses Yeraltı Çarşısı’nın caminin siluetini bozduğu gerekçesiyle yıkılması. Ulu Cami restorasyon programına çarşının yıkımı projesinin eklenmesi. Büyükşehir Belediyesi buradaki 10 adet mülkiyetini bila bedelle yıktıracaktır. Çarşı alanı caminin peyzaj alanı olarak düzenlenmesi;

7- Mülkiyeti vakıflara ait olan Çiftehan’ın acilen projesi hazırlanıp restore edilmesi;

8- Suriçi’nde bulunan tescilli sivil mimari yapıların restorasyonu için merkez-yerel yönetimler ortak çalışma yürütmesinin sağlanması;

9- Sur içindeki 1531 adet yüksek katlı yapı Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ tarafından ortak proje ile ele alınarak öncelikle kamulaştırılması ve Suriçi’nin dokusuna uygun hale getirilmelsi; (Mardin kent merkezindeki kentsel SİT alanında olduğu gibi).

10- Sur koruma bandında bulunan Şehitlik Mahallesi Benusen Vadisi’ndeki 1160 adet gecekondu yine TOKİ ile birlikte kamulaştırılarak peyzaj düzenlenmesinin yapılması;

11- Sur içinde bulunan tescilli 345 adet tescilli sivil mimari yapının restorasyonu Kültür ve Turizm Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi ile birlikte projelendirilerek uygulanması;

12- Surlarla bütünlük oluşturan Dicle Vadi Projesi’nin en önemli ayağı olan su tutma işleminin gerçekleştirilmesi için DSİ Genel Müdürlüğü tarafından Dicle Nehri üzerinde iki adet regülatörün yapılmasının sağlanması;

13- Dicle Vadi Projesi kapsamında öngörülen Su Sporları Tesisleri, Botanik Park ve Üniversite Çarşı ve Göleti, Dicle Üniversitesi mülkiyetinde olup söz konusu projelerin üniversite tarafından yapılması ya da yapımı için arazi mülkiyetinin Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesinin sağlanması;

14- Diyarbakır’ın Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2010-2023 Stratejik Planı’na Kültür ve Marka Şehirler Listesi, İnanç Koridoru Turizmi ve Termal Turizm şehirleri listesine alınması;

15- Kentimizde bulunan tarihi ve tescilli bir yapının Cumhurbaşkanlığı tarafından kamulaştırılarak restore edilmesi;

16- Kısa vadede mevcut Askeri Havaalanı’nın uluslar arası trafiğe açılması, orta vadede uluslar arası sivil havalimanı Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılması;

17- Yapımına başlanan Çevre Yolu’nun Elazığ-Silvan, Silvan-Mardin bölümü Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından programa alınması;

18- Karayolları Genel Müdürlüğü’nün otoban güzergahını Diyarbakır’a ulaştırılmasının sağlanması;

19- Devlet Demir Yolları tarafından planlanan Hızlı Tren Projesi’nin yapım çalışmasının hızlandırılması;

20- Otel yapımında teşviklerin geliştirilmesi;

21- Dicle Üniversitesi bünyesinde Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu ile Mimarlık Fakültesi bünyesinde Restorasyon Ana Bilim Dalı’nın kurulmasının sağlanması. – Diyarbakır

Osman Baydemir Çankaya Köşkü’ndeDarp Edilen Kaymakam Uludere’de!

Diyarbakır da 8 Bölgeye Giriş Yasağı

Diyarbakır Valiliği, 8 bölgenin 4 Ocak – 4 Nisan tarihleri arasında geçici güvenlik bölgesi ilan edildiğini duyurdu.

Diyarbakır Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, geçici güvenlik bölgesi ilan edilen yerlere giriş yasağı uygulandığı vurgulandı.

Açıklamada, Diyarbakır’a bağlı Kurşunlu ve Dicle kırsalındaki 8 bölgede 4 Ocak-4 Nisan tarihleri arasında giriş yasağı uygulanacağı belirtildi.

Osman Baydemir Çankaya Köşkü’nde

Elazığ da 22 Bin Tavuk Telef Oldu

Elazığ’ın Mollakendi Beldesi’nde elektriklerin kesilmesi sonucu havalandırma sistemi çalışmayan bir tavuk çiftliğindeki 22 bin tavuk, havasız kalması sonucu telef oldu.

Mollakendi Beldesi’nde Hasan Yetimoğlu’na ait çiftliğinde bugün sabah saat 05.00′da elektriklerin kesilmesi sonucu, havasız kalan 22 bin tavuk telef oldu.

12 yıldan beri tavuk yetiştiriciliği yapan Hasan Yetimoğlu, sabah saatlerinde elektriklerin kesilmesiyle birlikte jeneratörü çalıştıramadıklarını belirterek, “Sabah saat 05.00 sıralarında elektrik kesildi, jeneratörü çalıştıramadık, yetişemedik. Kapıları açtık ama geç kalmıştık, hepsi ölmüştü. Yetkili yerleri aradık elektrikler kesilmiş diye fakat kimseden bir cevap alamdık.

Buranın elektrik arızası İçme Beldesi’ne bağlı, telefon açtığımızda mesai saati olmadığı için kimseye ulaşamadık. Mesai saatleri içersinde yaptığımız aramalarda ise 2 kez arasak ancak birine cevap alabiliyoruz. Şehirdeki elektrik arızayı aradığımızda onlar da bize İçme Beldesi’nin baktığını söylüyorlar. Sorunumuzu nereye kime anlatacağız bilmiyoruz. 12 yıldır ben burada üretim yapıyorum devamlı böyle, defalarca müracaatlarımız oldu. Bana, ‘kendi önlemini al’ diyorlar. Ben önlemimi alacaksam elektrik vermesinler” diye konuştu.

Elektrik kesintisinden dolayı klimalar çalışmayınca içeride gaz biriktiğini belirten Hasan Yetimoğlu, tavukların hasta olmadığını sadece havasızlıktan boğulduğunu anlatarak, zararının ise 100 bin lirayı bulduğunu anlattı.

Gazi Korucu Encü den İlginç Çıkış

Şırnak’ın Uludere İlçesi’nin Irak sınırındaki hava operasyonunda ölen 35 kişiden 17 yaşındaki Salih Encü’nün babası gazi korucu Abdulaziz Encü, “Tabutlar üzerindeki bayraklar içimi sızlattı” demediğini söyledi.

Terör mücadelesinde görev alan ve gazi olan geçici köy korucusu Abdulaziz Öncü, oğlu Salih’in de ailemizin geçimini sağlamak ve kendilerinden harçlık almamak için sınırda kaçakçılık yaptığını söyledi. Encü, “Bu sınırda dedelerimiz de zamanında kaçakçılık yapılıyordu, onlardan önce de yapılıyordu. Çünkü buralarda başka geçim kaynağı yok. Bizler hepimiz buralarda sınır ticareti yapıyoruz ve kaçakçılık yapıyoruz” diye konuştu. Abdulaziz Encü şunları söyledi:

“Ben 47 yaşında koruculuktan emekli oldum. Oğlumla birlikte yaşamını yitiren 35 yurttaşımız için, ‘yüreğim sızlıyor’ dedim. Ama onlar başka şeyler yazdılar. ‘Tabutlar üzerindeki bayraklar içimi sızlattı’ demedim. Buradaki bütün Kürtler beni ve ailemi tanıyor. Benim öyle bir şey söylemeyeceğimi onlar da biliyor.”

Sınırda yapılan kaçakçılığın askerlerin bilgisi dahilinde yapıldığını iddia eden Abdulaziz Encu, hiçbir gidiş-gelişin askerden habersiz yapılmadığını da ileri sürdü. – Şırnak / Uludere

Darp Edilen Kaymakam Uludere’de!

Üniversitede bomba bulundu

Dicle Üniversitesi’nde sınıfta bomba bulundu. Polis, bombayı etkisiz hale getirirken, ikinci bir bomba olabileceği ihtimaline karşı arama başlattı

Dicle Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nin bir sınıfına zaman ayarlı ve parça tesirli bomba konuldu. Polis, bombayı etkisiz hale getirirken, ikinci bir bomba olabileceği ihtimaline karşı arama başlattı.

Fakülte binasının ikinci katındaki sınıfta öğrenciler bir kutu buldu ve yönetime durumu bildirdi. Çağrılan polis, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak fakülte binasını boşalttı. Ardından bomba uzmanı ekiplerin, uzaktan kumandalı robotla yaptıkları incelemede kutuda bomba olduğu belirlendi. Uzman polisler kutu içindeki bombayı olay yerinde etkisiz hale getirdi.

Yapılan ilk incelemede patlayıcının el yapımı zaman ayarlı ve parça tesirli bomba olduğu belirlendi. Bombanın patlaması sırasında yangın çıkması için yanına şişe içinde benzin konulduğu da saptandı.
 

Artık bunları duymalı ve bilmeliyiz

Başbakan Erdoğan’ın ‘cambaz’ dediği Mehmet Baransu twitter’dan sert mesajlar yollamaya başladı.

Başbakan Erdoğan’ın “bilip bilmeden yazan cambaz köşe yazarı” diyerek eleştirdiği Mehmet Baransu cevabı anında twitter üzerinden verdi.

MİT ile ilgili haberinin arkasında duran Baransu, twitter üzerinden “Sayın Başbakan iki canbaz bir ipte oynamaz, hatırlatayım size. Öyle böcek diyerek olayı sulandırmayın Gerçeği siz de benim gibi biliyorsunuz” yanıtını verdi.

MİT’İ SİZDEN İYİ BİLİYORUM

İşte Baransu’nun yazdıkları;

*Sayın Başbakan, bugün anladım ki sizden daha iyi MİT’i biliyorum. MİT arşivlerini MOSSAD’a açmıştı. Böceğe değil mossad ajanlarına bak.

*Bu ülke canbazın kim olduğunu da öğrenecek. Canbazları da. Sayın Başbakan siz de çok iyi bildiklerinizi öğreneceksiniz

KASIMPAŞALI’DAN KORKMAM

*Sayın Başbakan ben eli silah tutanlardan korkmadım. Kasımpaşalı Tayyip Erdoğan’dan korkacağımı zannediyorsanız yanılıyorsunuz.

*Sayın Başbakan, Emre Uslu I. Koşaner istifa edecek dediğinde de esip gürlemiştiniz. Ne oldu sonra… Hatırlatayım dedim

*Sayın Başbakan hatırlatayım. Senin İçişleri bakanına bağlı jandarma beni dinledi Şimdi de evimin ve iş yerimin üzerine bir heron istiyorum.

STV TEMSİLCİSİNDEN DESTEK

Mehmet Baransu’nun Başbakan’a verdiği yanıta Samanyolu Televizyonu Ankara Temsilcisi Abdullah Abdulkadiroğlu’ndan da destek geldi. STV temsilcisi twitterdan şu mesajları yolladı;

*Bu olay hükümete kurulmuş çok büyük bir tuzak. Bu işi gerekçe-mazerete boğmadan acıya sahip çıkılmalı. İstihbarat yanlışıyla hükümete tuzak kuruldu. En kötü şey gerçekleşti. Siviller vuruldu.

*Başbakan medyada böcek arayacağına istihbarattaki böcekleri temizletsin. Uludere olayı 2. Haburdur.